Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11423 E. , 2025/16278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1288 E., 2024/1317 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ta
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11423 E. , 2025/16278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1288 E., 2024/1317 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sadece sanık tarafın istinaf ettiği karar bakımından istinaf bozması sonrası sanık aleyhine olarak netice cezanın 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çıkarılması hatalı olup "ceza miktarı bakımından kazanılmış hak" yasal emrinin "infaz bakımından kazanılmış hak" olarak değerlendirilip hüküm altına alınması hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1. Fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/260 Esas, 2023/133 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 20.09.2023 tarihli ve 2023/2656 Esas, 2023/2040 Karar sayılı kararı ile; sanığa zorunlu müdafii atanması, sanığın savunmasının müdafii huzurunda alınması ve koşulları oluşmadığı halde, sanığa verilen cezada TCK' nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 20/09/2023 tarihli ve 2023/2656 Esas, 2023/2040 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2024 tarihli ve 2023/519 Esas, 2024/44 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.