İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/11469 Karar: 2024/18359 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/11469 K.2024/18359

2. Ceza Dairesi 2024/11469 E. , 2024/18359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/303 E., 2024/446 K. SUÇ : Karşılıksız Yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet kaldırılarak düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/11469 E. , 2024/18359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/303 E., 2024/446 K. SUÇ : Karşılıksız Yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet kaldırılarak düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/11469 E. , 2024/18359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/303 E., 2024/446 K. SUÇ : Karşılıksız Yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet kaldırılarak düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin; sanığın kurum zararını 05.07.2012 tarihinden itibaren 6 aylık sonrasında değil daha sonra giderdiğinden sanık hakkında 6352 sayılı Kanun'un uygulanmasının mümkün olmadığı, lehe vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde Mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında, dosya kapsamına göre sanık bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.06.2016 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 02.01.2017 günü yeniden işlemeye başladığı ve buna göre zamanaşımının durduğu sürenin 6 ay 12 gün olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın, sayaçsız uçları bağlayarak enerji kullanması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, durma süresi de nazara alınarak zamanaşımını son kesen işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 22.05.2014 tarihi ile 04.01.2023 tarihli mahkûmiyet kararı arasında gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükümden sanık hakkındaki davanın "TCK'nın 168/5. maddesi gereği düşürülmesine ve kararın Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine" dair kısmın çıkartılarak yerine, sanık hakkında, "sanığın eylemine uyan TCK’nın 163/3 maddesinde tanımlanan karşılıksız yararlanma suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, sanığın sorgu tarihi olan 22.05.2014 tarihinden 04.01.2023 tarihli mahkumiyet hükmü arasında dolmuş olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE," cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla