Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11669 E. , 2025/7144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/140 E., 2016/195 K. SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, düşme, bozma I. Sanı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11669 E. , 2025/7144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/140 E., 2016/195 K. SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, düşme, bozma I. Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, CMK'nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve mercinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, ... vekili ile sanık müdafiinin dilekçelerinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek, itirazın merciince incelenebilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline Tebliğname'ye uygun olarak İADESİNE, II. Sanık ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafileri ile ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: A)Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede; Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen ...’nın kovuşturma aşamasından haberdar edilmediği, dairemizin 05.10.2022 tarihli gönderme kararı akabinde gerekçeli karar tebliği sonrası, temyiz talebini içeren dilekçeyi göndererek katılma iradesini ortaya koyması nedeniyle CMK'nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören olarak ...’nın davaya katılmasına ve kararı temyiz eden vekilin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek yapılan incelemede; Sanığın, Karadurmuşlu İlköğretim Okulunun bahçesinde bulunan tek katlı kömürlüğün kapı kilidini kırması şeklindeki eylemine uyan, 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, 30.03.2016 olan mahkûmiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, B)Sanık ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede; Sanık ...'ın iş yeri dokunulmazlığının ihlâli eyleminin TCK'nın 116/4, 119/1-c maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu, dolayısıyla anılan suçtan zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu yöndeki düşme istemine dair görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, inceleme konusu olan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesinde yer alan yasal zorunluluk nedeniyle, müdafinin hazır bulunduğu oturumda sanıkların sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeksizin, müdafisiz olarak alınan sorguları ile yetinilip sanık ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan hükümler kurulmak suretiyle aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılarak sanıkların savunma haklarının kısıtlanması 2- Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h,143 maddelerinden hüküm kurulduğu, bu madde gereğince verilecek cezanın alt sınırının 5 yıl olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 196/2. maddesi gereği alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezasının gerektiren sanığın istinabe sureti ile sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden, Mahkemesince sorgusu yapılmadan, Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki 27.05.2015 ve 13.01.2016 tarihli olan talimat sorgu ve savunması ile yetinilip hırsızlık suçundan hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlanarak 5271 sayılı Kanun’un 196/2. maddesine aykırı davranılması, 3- Suçlardan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığının duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması, 4- Sanık ...'nın soyadının İnanlı olarak yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ile suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.