Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11719 E. , 2025/15515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2417 E., 2024/2662 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verile
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11719 E. , 2025/15515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2417 E., 2024/2662 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/360 Esas, 2023/7 Karar sayılı dosyasında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 22.06.2023 tarihli ve 2023/728 Esas, 2023/2187 Karar sayılı kararı ile "02/06/2022 tarihli kolluk tarafından tutulan tutanak içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun aracı bir yere bıraktıklarını ancak tam yerini hatırlamadığı için gösteremeyeceğini beyan ettiği, aracın kolluk tarafından hasarlı vaziyette bulunarak mağdura teslim edildiği, araçta oluşan hasarın ise kovuşturma aşamasında giderildiğinin mağdurun 29.07.2022 tarihli dilekçesinden anlaşılması nedeniyle, mağdurun kısmi iadeye muvafakat etmesi durumunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği halde bu hususta mağdurun beyanı alınmaksızın suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, ve mahkemesince etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiğinin kabul edilmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi yerine 168/2. maddesinin uygulanması," nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 22.06.2023 tarihli ve 2023/728 Esas, 2023/2187 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2023/589 Esas, 2024/178 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.