Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/11914 E. , 2025/15846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/521 E. 2024/2087 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I)Suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz talebinin incelenmesinde Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cez
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/11914 E. , 2025/15846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/521 E. 2024/2087 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I)Suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz talebinin incelenmesinde Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II)Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin verilen mahkûmiyet kararının dosya kapsamında toplanan delillere aykırı olup, her türlü şüpheden uzak kesin delillere dayanmadığı, zarar giderme talebi konusunda sanığa yeterli süre verilmediği, TCK 168. maddesi gereği etkin pişmanlık hükümleri yönünden inceleme yapılmadığı ve bunun gerekçede tartışılmadığı, kapısı kilitli olmayan araca binerek araç içinde bulunan anahtarı alarak aracı çalıştırdıkları olayda eylemin TCK 142/2-d olmadığı, yine TCK'nın 146 kapsamında kullanma hırsızlığı olarak değerlendirilmesi gerektiği, TCK'nın 143. maddesi gereği suçun gece vakti işlendiği kabul edilmiş ise de bu hususta yeterince inceleme yapılmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1)Katılanın aracının çalındığı olayda, hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2)Sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocukların, katılan kendilerine ulaştığında aracı koydukları yeri söyleyerek iadeyi sağladıkları olayda, aracın hasarlı teslimi nedeniyle iadenin kısmi olduğu ancak sanık hakkında kısmi iade sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı katılana sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Karabük 1. Asliye Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.