KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/1307 E., 2024/12106 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/533 E., 2021/991 K.- 2022/189 D. İş,
- Suç
- Hırsızlık
- Kararlar
- Mahkûmiyet, itirazın reddi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/3211 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği,
Öte yandan, Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesince, sanık ... hakkında Vize Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2016 tarihli ve 2015/269 esas, 2016/219 sayılı kararına konu suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanmış ise de.
24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı ve tekerrüre esas alınan ilam ile ilgili uyarlama yargılaması yapılması sonucunda 28/07/2023 tarihli ek karar ile uzlaşma sebebiyle düşme kararı verildiği anlaşılmakla,
sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilip çektirilmeyeceği husunun mahallinde verilecek ek karar ile Mahkemesince yeniden değerlendirilebileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre,
1-Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2021 tarihli kararı ile sanıkların gece vaktinde hırsızlık suçunu işlediklerinden bahisle ek savunma hakkı verilerek 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilmiş ise de.
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 11/04/2019 tarihli iddianamede, hırsızlık eyleminin gece vakti işlendiğine dair bir anlatıma ve sevk maddesi olarak anılan Kanun'un 143. maddesine yer verilmediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı davranılmak suretiyle, iddianamede belirtilen sevk maddesinin dışına çıkılarak hüküm kurulamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde,
2-Dosyada mevcut 29/12/2018 tarihli kolluk görevlileri tarafından tanzim edilmiş araştırma tutanağı uyarınca, anons üzerine polis memurlarının olay yerine intikal etmelerini müteakip, sanıkların metruk bina içerisinde bulunan tahta parçalarını alarak park hâlindeki kamyonete yükledikleri sırada polis memurlarınca yanlarına gidilerek yaptıkları işlemin sonlandırılması şeklinde gerçekleşen somut olayda, sanıkların eyleminin bu hâliyle teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesince, sanık ... hakkında Vize Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/269 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararına konu suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uygulanmış ise de.
24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı ve tekerrüre esas alınan ilam ile ilgili uyarlama yargılaması yapılması sonucunda 28.07.2023 tarihli ek karar ile uzlaşma sebebiyle düşme kararı verildiği anlaşılmakla,
sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilip çektirilmeyeceği husunun mahallinde verilecek ek karar ile Mahkemesince yeniden değerlendirilebileceği gözetilerek yapılan incelemede;
1.Sanıkların atılı suça ilişkin haklarında 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesinin uygulanması ihtimaline ilişkin ek savunmalarının alındığının anlaşılması karşısında; (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
2.Dosyada mevcut 29.12.2018 tarihli kolluk görevlileri tarafından tanzim edilmiş araştırma tutanağı uyarınca, anons üzerine polis memurlarının olay yerine intikal etmelerini müteakip, sanıkların metruk bina içerisinde bulunan tahta parçalarını alarak park hâlindeki kamyonete yükledikleri sırada polis memurlarınca yanlarına gidilerek yaptıkları işlemin sonlandırılması şeklinde gerçekleşen somut olayda, sanıkların eyleminin bu hâliyle teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, Kanun’a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan (1) numaralı KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/1307, K. 2024/12106, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama