Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/1333 E. , 2024/21177 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/386 E., 2015/1092 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Bur
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/1333 E. , 2024/21177 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/386 E., 2015/1092 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2019 tarihli ve 2015/386 Esas sayılı ek kararıyla temyiz isteminin reddine karar verildiği, kararın sanığa 04.04.2019 tarihinde okunup anlatılarak tebliğ edildiği ancak tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde ve Tebliğ-Tebellüğ Belgesi içeriğinde aynı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle usûlsüz olduğu anlaşıldığından sanığın ek karara yönelik öğrenme üzerine verdiği 08.01.2024 tarihli temyiz dilekçesinin 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği süresinde olduğu, sanığın 29.03.2019 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hâle getirme ve temyiz isteminde bulunduğunun anlaşılması ile eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olması nedeniyle, Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2015/386 Esas, 2015/1092 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir. Yoklukta verilip, 27.01.2016 tarihinde usulüne göre tebliğ edilen 30.12.2015 tarihli hükümleri, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 29.03.2019 tarihinde temyiz etmesi karşısında, sanığın yerinde olmayan eski hâle getirme talebi ile süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.