Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/13773 E. , 2024/17784 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2012/577 E., 2014/844 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : 03.03.2012 İNCELEME KONUSU K
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/13773 E. , 2024/17784 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2012/577 E., 2014/844 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : 03.03.2012 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/93952 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, 1-Suça sürüklenen çocuğun kayden 01/05/1997 doğumlu olup, suç tarihinin ise 03/03/2012 olduğu ve suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurup, henüz 15 yaşını doldurmamış olduğundan hakkında 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesi gereğince indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek fazla ceza tayininde, 2-Suça sürüklenen çocuğun aynı dosyada yargılanan diğer suça sürüklenen çocuklarla birlikte, olay yerine polisin gelmesi üzerine ellerindeki poşetleri bırakarak kaçmaları şeklinde gerçekleşen olayda, müştekinin duruşmaya çağrılarak olay yerinde ele geçen eşyalar dışında çalınan eşyasının olup olmadığı sorulup suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35 ve 145. maddeleri koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 3-Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılınca hazırlanan iddianamede, 5237 sayılı Kanun'un 35 ve 145. maddelerinin uygulanması istenildiği halde anılan maddelerin uygulanmama ihtimaline karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında, Kabule göre de; 4-Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma; kesinleşmiş hakimlik veya mahkeme kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Bu yasa yolu ile kanunların aynı (tek) biçimde uygulanması, Yargıtay/istinaf denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. 2. Kanun yararına bozmanın konusu hukuka aykırılıkların giderilmesi olunca, ayrıntıları 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı içtihadı birleştirme kararında açıklandığı üzere, yasaya aykırılık halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarından ibarettir. 3. Kanun yararına bozma yasa yoluna, temyiz/istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı başvurulabilmesi mümkün olup, kesin hükmün otoritesinin zedelenmemesi gerektiğinden, hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması yanında, maddi meseleye ilişkin kanıtların takdirinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı gibi hâkimin takdir yetkisi kapsamına giren hususlar ile takdirin hatalı kullanılması ile ilgili hukuka aykırılıklar yönünden de kanun yararına bozma yasa yoluna gidilmesi olanaklı bulunmamaktadır. Yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hâkimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, sadece olağan denetim yolu olan temyiz/istinaf incelemeleri sırasında dikkate alınabilecektir. 4. İnceleme konusunu oluşturan davada olduğu gibi kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden söz edilerek suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı bulunmadığından kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. 5. Suça sürüklenen çocuğun kayden 01.05.1997 doğumlu olup, suç tarihinin ise 03.03.2012 olduğu ve suç tarihi itibarıyla 12 yaşını doldurup, henüz 15 yaşını doldurmamış olduğundan hakkında 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesi gereğince indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde fazla ceza tayini, 6. Suça sürüklenen çocuğun aynı dosyada yargılanan diğer suça sürüklenen çocuklarla birlikte, olay yerine polisin gelmesi üzerine ellerindeki poşetleri bırakarak kaçmaları şeklinde gerçekleşen olayda, şikâyetçinin duruşmaya çağrılarak olay yerinde ele geçen eşyalar dışında çalınan eşyasının olup olmadığı sorulup suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 7. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılınca hazırlanan iddianamede, 5237 sayılı Kanun'un 35 ve 145. maddelerinin uygulanması istenildiği hâlde anılan maddelerin uygulanmama ihtimaline karşı 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 8. Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi yönünden kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1), (3), (4) ve (2 numaralı talepteki 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin değerlendirilmesi yönünden ki) kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gaziantep Çocuk Mahkemesinin, 03.06.2014 tarihli ve 2012/577 Esas, 2014/844 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.