İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/13191 Karar: 2025/21141 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/13191 K.2025/21141

2. Ceza Dairesi 2024/13191 E. , 2025/21141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/366 E. 2024/526 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine suça sürüklenen çocuk ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yöneli

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/13191 E. , 2025/21141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/366 E. 2024/526 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine suça sürüklenen çocuk ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yöneli

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/13191 E. , 2025/21141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/366 E. 2024/526 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine suça sürüklenen çocuk ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz talebinin istinaf incelemesi sonucunda hatalı karar verildiği, kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verilmiş olduğu, delillerin tamamının toplanmadığı, eksik deliller bulunmakta olduğu, toplanan delillerin hatalı değerlendirildiği, suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının ihlal edildiği, suçun oluşmadığı, ceza tayininde hataya düşüldüğü, lehe olan hükümlerin uygulanmadığı, zararın giderilmesi için yeterli imkan sağlanmadığına yönelik olduğu, suça sürüklenen çocuk ... müdafiin temyiz talebinin istinaf incelemesi sonucunda hatalı karar verildiği, kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verilmiş olduğu, delillerin tamamının toplanmadığı, eksik deliller bulunmakta olduğu, toplanan delillerin hatalı değerlendirildiği, suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının ihlal edildiği, suçun oluşmadığı, ceza tayininde hataya düşüldüğü, lehe olan hükümlerin uygulanmadığı, zararın giderilmesi için yeterli imkan sağlanmadığına yönelik olduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz talebinin suçu işlediği için pişman olduğu, yaşı küçükken işlediği, cahillik yaptığını, suça konu motosikleti müştekiye iade ettiği, uzlaşmak istediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2020/615 Esas, 2020/499 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/2550 Esas, 2022/3626 Karar sayılı kararı ile "15/03/2020 tarihli polis tarafından tutulan tutanak içeriğine göre; olaydan sonra suça konu motosikletin ele geçirildiği, devamında suça sürüklenen çocuk ... ile yapılan görüşmede; suça konu motosiklete ait plakayı attıklarını belirtmiş olduğu yere gidildiğinde suça konu motosikletin plakasının da bu şekilde ele geçirilerek muhafaza altına alındığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun bu fiilinin kısmi iade niteliğinde olduğu, TCK'nun 168/4 madde ve fıkrası uyarınca müştekiden bu kısmi iadeye muvafakatı olup olmadığı sorulduktan sonra muvafakatı olması durumunda suça sürüklenen çocuklar hakkında aynı kanunun 168/1 madde ve fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaksızın karar verilmesi, suç tarihinde güneşin saat 19:24'de battığı, gece vaktinin ise TCK'nın 6/1-e madde ve fıkrası gereğince saat 20:24'de başladığı, suç saatinin dosya kapsamına göre saat 21:10 ve devamı olması nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK'nun 143/1 madde ve fıkrasının uygulanmaması, suça sürüklenen çocuklardan ...'nın suç tarihi itibari ile 15-18 yaş grubunda olduğu, yaş küçüklüğü nedeniyle TCK'nun 31/3 maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılması gerekli iken suça sürüklenen çocuğun 12-15 yaş grubunda olduğunun belirtilmesi, ayrıca suça sürüklenen çocuk 12-15 yaş grubunda kabul edilse dahi TCK'nun 31/2 maddesi gereğince indirim oranının en fazla 1/2 oranında olması gerektiğinin gözetilmemesi," gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; … İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/2550 Esas, 2022/3626 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Keşan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.20 23... /220 Esas, 2023/40 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve suça sürüklenen çocuk ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla