Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/13783 E. , 2024/17146 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/689 E., 2023/136 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/13783 E. , 2024/17146 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/689 E., 2023/136 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96294 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2014 tarihli, 2013/13-203 esas, 2014/308 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, katılana ait suça konu motosikletin 08/04/2017 tarihinde çalındığı, bu motosikletin hükümlüde 27/06/2017 tarihinde yakalandığı, hükümlünün beyanında 24/06/2017 tarihinde açık kimlik ve adres bilgilerini vermediği, tanımadığı birinden satın aldığını söylediği, satın aldığına dair bir belge de sunmadığı, yakalandığında motosikletin plakasının da olmadığının anlaşılması karşısında; hükümlünün hayatın olağan akışına aykırı beyanları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla suç vasfının tayininde hataya düşülerek hükümlünün eyleminin hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen, yazılı şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulmasında, Kabule göre de; 2- Kayden 16/06/1999 doğumlu olup, suçun işlendiği 08/04/2017 tarihinde 15-18 yaş arasında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerekirken, indirim yapılmamak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, 3- Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre, suç tarihi itibari ile hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.06.2014 tarihli ve 2013/13-203 Esas, 2014/308 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, katılana ait suça konu motosikletin 08.04.2017 tarihinde çalındığı, bu motosikletin hükümlü de 27.06.2017 tarihinde yakalandığı, hükümlünün savunmasında 24.06.2017 tarihinde açık kimlik ve adres bilgilerini vermediği, tanımadığı birinden satın aldığını söylediği, satın aldığına dair bir belge de sunmadığı, yakalandığında motosikletin plakasının da olmadığının anlaşılması karşısında; hükümlünün hayatın olağan akışına aykırı savunmaları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla suç vasfının tayininde hataya düşülerek hükümlünün eyleminin hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen, yazılı şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması, 2. Kayden 16.06.1999 doğumlu olup, suçun işlendiği 08.04.2017 tarihinde 15-18 yaş arasında olduğu anlaşılan hükümlü hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerekirken, indirim yapılmamak suretiyle fazla ceza tayin olunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) ve (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/689 Esas, 2023/136 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, (1) ve (2) numaralı kanun yararına bozma taleplerinin kabulü neticesinde (3) numaralı kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.