Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/13845 E. , 2024/15946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ASIL KARAR TARİHİ : 25.07.2011 EK KARAR TARİHİ : 25.06.2024 SAYISI : 2011/97 E., 2011/283 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması S
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/13845 E. , 2024/15946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ASIL KARAR TARİHİ : 25.07.2011 EK KARAR TARİHİ : 25.06.2024 SAYISI : 2011/97 E., 2011/283 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması Sanığın 10.06.2024 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hâle getirme ve temyiz isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olması nedeniyle, Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2024 tarihli ve 2011/97 Esas, 2011/283 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Her ne kadar karar tarihinde...Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunan sanığın, yüzüne karşı verilen 25.07.2011 tarihli hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle yanıltıldığı anlaşılmış olup, sanığın 10.06.2024 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın, olay günü katılana ait ikametin bazı kapıları ile ikamet içerisinde bulunan kasaya zarar vermesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 25.07.2011 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, III) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın, suç tarihinde katılanın evinde bulduğu garaj ve ardiye kapılarının anahtarı ile bu kapıları açarak, bahsi geçen yerlerden de muhtelif eşyaları çalması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-b maddesinden hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde “sanığın kişiliği, suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar veya tehlike ile kastın ağırlığı nazara alınarak" şeklindeki gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılmadan temel ceza belirlendiği hâlde, hırsızlık suçundan kurulan hükümde ise aynı gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.