İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/14244 Karar: 2025/15673 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/14244 K.2025/15673

2. Ceza Dairesi 2024/14244 E. , 2025/15673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/149 E., 2024/278 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Her ne kadar Tebliğname'de temyiz edenler arasında sanık ... müda

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/14244 E. , 2025/15673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/149 E., 2024/278 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Her ne kadar Tebliğname'de temyiz edenler arasında sanık ... müda

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/14244 E. , 2025/15673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/149 E., 2024/278 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Her ne kadar Tebliğname'de temyiz edenler arasında sanık ... müdafii belirtilmişse de, UYAP ve dosya kapsamından yapılan incelemede, sanık ...'ın 16.07.2024 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu, ancak sanık ... müdafiinin herhangi bir temyiz dilekçesi sunmadığı belirlenmiştir. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 31.03.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren 10.07.2024 tarihli hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından; Sanık ... Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Dosya içerisindeki kolluk görevlilerince düzenlenen 23.02.2016 tarihli CD İzleme Görgü Tespit ve Teşhis Tutanağı, 17.03.2016 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ...'ın yanlarında açık kimliği kesin olarak tespit edilemeyen üçüncü kişiyle birlikte, ilk olarak 22.02.2016 günü saat 20.16 sıralarında şikâyetçiye ait işyerine giderek 3 adet tüfek ve 5 adet araç radyatörünü çaldıkları ve saat 20.46 sıralarında olay yerinden uzaklaştıkları, çalınan eşyaları sanık ...'ın farklı mahallede bulunan işyerine götürüp bıraktıkları, daha sonra aynı gece saat 22.45 sıralarında sanıklar .., .. ve ..'nın aynı işyerine gelerek kalan eşyaları çalmak istedikleri sırada olay yerinden geçen kolluk görevlilerince farkedildikleri ve ikinci eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşıldığı olayda, aynı gece aynı işyerinden yaklaşık 2 saat arayla gerçekleştirilen eylemler nedeniyle olayda zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşulları oluştuğundan, Tebliğname'deki sanıklar .. ve .. hakkında hırsızlık suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin uygulanmaması gerektiğine dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden ise Mahkemece sanıklar .. ve .. hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılırken 8 yıl 16 ay 15 gün hapis yerine hesap hatası sonucu 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, bu hatanın aynı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan indirime ilişkin sonraki uygulamayla düzeltilmesi nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış; kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken hüküm fıkrasında uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanıklar .. ve .. hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 43/1, 168/1, 62. maddelerine göre belirlenen 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezalarının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis cezaları üzerinden infazlarının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 2 yıl 1 ay hapis cezaları tayin edilmesi ile tüm sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 119/1-c, 62. maddelerine göre belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezalarının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 10 ay hapis cezaları üzerinden infazlarının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 10 ay hapis cezaları tayin edilmesi, 2. Sanık ...'ın adlî sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2011 tarihli ve 2011/53 Esas, 2011/202 Karar sayılı kararına konu suçu işlediği sırada sanığın on sekiz yaşını tamamlamadığı, 5237 sayılı Kanun'un 58/5. maddesi hükmüne göre anılan karar nedeniyle sanığın mükerrir sayılamayacağı, sanığın suç tarihi itibarıyla da adlî sicil kaydında başkaca tekerrüre esas olabilecek bir mahkûmiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden “5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 43/1, 168/1, 62. maddelerine göre belirlenen 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezalarının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, 2 yıl 1 ay hapis cezaları üzerinden infazlarının yapılması ile tüm sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümler yönünden "5237 sayılı Kanun'un 116/2-4, 119/1-c, 62. maddelerine göre belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezalarının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, 10 ay hapis cezaları üzerinden infazlarının yapılmasına” karar verilmesi ile; hüküm fıkrasının "A-1-9. No'lu" ve "B-1-7. No'lu" bentlerindeki sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Dosya kapsamına göre, sanık ...'nın suç tarihinde diğer sanıklar ... ve ... tarafından şikâyetçinin işyerinden gerçekleştirilen ilk eyleme iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmaması nedeniyle sanık ... hakkında zincirleme suç hükümlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ile sanık ...'nın, diğer sanıklarla birlikte şikâyetçinin işyerinden gerçekleştirdiği ikinci eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini, 2. Kabule göre de; Sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 43/1, 168/1, 62. maddelerine göre belirlenen 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 2 yıl 1 ay hapis cezası tayin edilmesi ile kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken hüküm fıkrasında uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla