Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/14247 E. , 2024/21543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4488 E., 2024/2385 K. SUÇ : Karşılıksız Yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet kaldırılarak beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verile
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/14247 E. , 2024/21543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4488 E., 2024/2385 K. SUÇ : Karşılıksız Yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet kaldırılarak beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin; tutanakların aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden oldukları, kurumun söz konusu faturada yer alan bir çok kalem ile ilgili devlete ve devlete bağlı elektrik üretimi yapan şirketlere ödeme yapmakta olduğu, sanığın kaçak elektrik kullanarak aynı zamanda kamuyu yani devleti de zarara sokmakta olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın kaçak elektrik bağlantısını vefat eden eşinin yaptığını söyleyerek kendisinin de bu bağlantıyı kullanmak zorunda kaldığını ifade ederek suçu kabul ettiği olayda, 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması hâlinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, bu açıklamalar ışığında somut olayda değerlendirildiğinde; sanık hakkında yukarıda bahsedildiği şekilde bilirkişi tarafından hesaplanan bedel tebliğ edilerek "zararı gidermesi hâlinde hakkında düşme kararı verileceği" ihtar edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanığın beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.