Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/14298 E. , 2025/12593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi I- Sanıklar hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/1925 Esas, 2021/742 Ka
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/14298 E. , 2025/12593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi I- Sanıklar hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/1925 Esas, 2021/742 Karar sayılı kararının, sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık ... hakkında; mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, sanık ... hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları" temyizi mümkün olmadığından, sanıkların temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'ın temyiz isteminin “üzerine atılı suçu işlemediğini, üvey kayınpederi olan diğer sanık ...'nın kiralık aracı kendisinden alarak hırsızlık yaptığını kendisinin karışmadığını, araçta bulunan malzemeler ile hırsızlık yaptığı için kendisininde bu eşyalara dokunması nedeniyle parmak izinin çıkmış olabileceğini, cep telefonum HTS kayıtlarının incelenmesi halinde olay yerinde olmadığının tespit edilebileceğini " ilişkin olduğu, sanık ...'nın temyiz isteminin " diğer sanık ... ile arasında husumet bulunduğunu üzerine iftira attığını, suçta kullanan aracı sanık ...'nin kiraladığı, parmak izlerinin sanık ...'ye ai olduğu hâlde kendisi hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-g ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması ve müdafii huzurunda savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması hukuka aykırı bulunduğundan, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.