İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/14330 Karar: 2025/2234 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/14330 K.2025/2234

2. Ceza Dairesi 2024/14330 E. , 2025/2234 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2003/1072 E., 2006/335 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülmesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sa

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/14330 E. , 2025/2234 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2003/1072 E., 2006/335 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülmesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sa

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/14330 E. , 2025/2234 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2003/1072 E., 2006/335 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülmesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık hakkında mahkemenin 05.04.2006 tarihli kararının re'sen atanan müdafii huzurunda verildiği, sanığın atanan müdafiiden haberinin bulunmadığı, kararın atanan müdafii tarafınca süresi içerisinde temyiz edilmediği, sanık tarafından ise kararın 08.05.2007 tarihinde temyiz edildiği, atanan müdafiiden sanığın habersiz olduğu durumlarda müdafiiye yapılan tebliğ ve tefhimin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı anlaşılmakla sanığın 08.05.2007 tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme zamanında verildiği ve süresinde olduğu nazara alındığında Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2007 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın eylemine uyan 765 sayılı Kanun'un 493/1-son, 522, 102/3. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un aynı suça uyan 142/1-b, 143, 66/1-d maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri gereğince yapılan değerlendirmede; dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı Kanun'un 493/1-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3. maddelerinde belirtilen 10 yıllık dava zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d maddesine göre belirlenen dava zamanaşımından daha lehe olduğu belirlenmiş ve sanığa yüklenen ve eylemine uyan 765 sayılı Kanun'un 493/1-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık dava zamanaşımının, 05.04.2006 olan karar tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleşmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla