Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/14665 E. , 2025/675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1586 E., 2024/1703 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I.Sanık hakkında konut
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/14665 E. , 2025/675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1586 E., 2024/1703 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I.Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ile banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 12.06.2024 tarihli ve 2024/1586 Esas, 2024/1703 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de, hükmolunan ceza miktarı yönünden 5271 sayılı CMK'nun 299. maddesi gereğince duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, kıyas ve yorumla hüküm kurulduğuna, parmak izi veya kamera kaydı gibi somut bir delil bulunmadığına, cezanın orantısız olduğuna, lehine hükümlerin uygulanmadığına , SEGBİS ile duruşmaya katılmış olmasının adîl yargılanma hakkını ihlâl ettiğine, sanık müdafiinin temyiz isteminin, dosyada, sanıkla aralarında husumet bulunan eski kız arkadaşı olan ...'ın beyanından başka bir delil bulunmadığına, varsayıma dayalı hüküm kurulduğuna, suça konu malın değeri az olduğundan TCK'nın 145.maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uygulanıp ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, ancak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyecek, ancak bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümden “.. cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," ilişkin kısmın çıkartılmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1 maddesi uyarınca Gönen(Balıkesir) Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve banka/kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından mahkum edilmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Sanık ve müdafiinin temyizi üzerine 2. Ceza Dairesi, konut ve kart suçlarında ceza miktarı 5 yıl altında olduğundan temyiz istemini reddetmiş, hırsızlık hükmünü incelemiştir.
Hukuki İlke: İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulandığı hallerde cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına mahkemesince karar verilemez; bu husus infaz aşamasında infaz hakiminin görevi kapsamında değerlendirilir.
Uygulama Sonucu: Hırsızlık hükmü, tekerrür bölümünden 'cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına' ibaresi çıkarılmak suretiyle düzeltilerek onanmış, diğer suçlara yönelik temyiz istemleri reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: İlk derece mahkemelerinin verdiği beş yıl ve altı hapis ile adli para cezalarına ilişkin bölge adliye mahkemesi esastan ret kararları temyiz edilemez; ikinci tekerrürde mahkemenin infaz sonrası denetimli serbestliğe karar vermesi ise bozma sebebi olup düzeltmeyle giderilebilir.