Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/14819 E. , 2025/2259 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2107 E., 2023/1212 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER :İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/14819 E. , 2025/2259 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2107 E., 2023/1212 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER :İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2023/2107 Esas, 2023/1212 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/516 Esas, 2021/42 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/993 Esas, 2022/290 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinin uygulanması nedeniyle bu maddelerde öngörülen cezanın alt sınırı gözönüne alındığında CMK 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği hâlde zorunlu müdafii atanmadan yargılamaya devamla karar verilmek suretiyle CMK 188/1 ve 289/1-e maddesine muhalefet edilmesi, ...'ın dosyaya konu hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları yönünden suçtan zarar gören olduğu, Mahkemece suçtan zarar gören, davaya katılma ve duruşmadan haberdar edilme hakkı bulunan ancak duruşmaya yöntemince çağırılmayan ...'ın yokluğunda kovuşturmanın bitirilmesi ve karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 289/1-e ve 234. maddelerine aykırı davranılması, sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin fiilen infaz edilip edilmediği araştırılmadan TCK'nın 63. maddesi uyarınca tutuklulukta geçirdiği sürenin mahsubuna karar verilmesi, sanık ...'ın katılanın ikametinden 4 adet 22 ayar kolye, 4 adet 14 ayar kolye, 1 adet 22 ayar küpeyi çaldığı dikkate alındığında sanığın üzerine atılı konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm tesis edilirken 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde orantılılık ilkesine uygun olarak teşdit yapılması gerekirken teşdit miktarı yüksek tutularak fazla ceza tayin edilmesi, sanığın adli sicil kaydı itibari ile ikinci kez tekerrür koşulları oluşan ilâmı bulunmasına rağmen sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması, Anayasa 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 223 ve 230. maddeleri gereğince gerekçede, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken açıklanan ilkelere uyulmadığı, mahkemenin gerekçesinde suça konu olayın ne şekilde geliştiğinin belirtilmediği gibi mahkemenin kabulü ve taraf beyanları ile somut olayın gelişimine göre karar verilmesi gerekirken Anayasa 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı olarak karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1. maddesi gereğince hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/993 Esas, 2022/290 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/146 Esas, 2022/757 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.