Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/15029 E. , 2025/5053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/562 E., 2011/183 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşme Sanık hakkında Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2011 tarih
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/15029 E. , 2025/5053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/562 E., 2011/183 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşme Sanık hakkında Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2011 tarihli 2008/562 Esas ve 2011/183 Karar sayılı kararı ile hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 116/2-4 ve 151/1 maddeleri uyarınca sırasıyla 3 yıl 6 ay, 2 yıl ve 1 yıl hapis cezalarına hükmedildiği, yokluğunda verilen kararın sanığa 29.04.2011 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi içerisinde 02.05.2011 tarihinde temyiz ettiği, mahkemenin 11.05.2011 tarihli ek kararı ile temyiz harcının yatırılmadığından bahisle temyiz isteminin reddine karar verildiği, ek kararın cezaevinde bulunan sanığa tebliğ edilirken, tebliğ edilen kararın içeriğinin okunup, anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 13.05.2011 tarihli tebliğ-tebellüğ belgesi içeriğine göre ek kararın sanığa "okumak/almak" suretiyle tebliğ edildiği, bu işlemlerin 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmadığı, sanığın 02.02.2022 tarihli dilekçesi üzerine, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2022 tarihli kanun yararına bozma istemi ile dosyanın Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi üzerine, Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 08.11.2023 tarihli, 2022/4513 Esas, 2023/6769 Karar sayılı kararı ile, tebligat usulsüzlüğü nedeniyle henüz kesinleşmediği belirlenen hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305 vd. maddeleri uyarınca temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceğinden kanun yararına bozma isteminin reddine karar verildiği, Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2024 tarihli ek kararı ile Anayasa Mahkemesince temyiz harcına ilişkin hükmün iptal edildiği ve temyiz başvurusunun harca tabii olamayacağı anlaşıldığından; mahkemenin 11.05.2011 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve infazın durdurulmasına karar verildiği, 31.03.2011 günlü 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13. maddesiyle değiştirilen Harçlar Kanunu'nun (1) sayılı tarifesinin mahkeme harçları bölümünün “Temyiz, istinaf ve itiraz harçları” kısmındaki “Yargıtay ceza dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 TL temyiz harcı alınacağına” ilişkin (b) fıkrasının, 29.12.2011 gün ve 28157 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin, 20.10.2011 tarihli ve 2011/54-142 Esas-Karar sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihten altı ay sonra (29.06.2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiği anlaşılmakla; sanığın 30.03.2011 tarihli kararı süresinde temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın, katılana ait işyerinden hırsızlık yaparken çekmeceye zarar vermesi şeklindeki eylemine uyan, 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddesi uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının , 26.08.2008 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II.Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın, inceleme dışı sanıklar ile katılana ait işyerine gece sayılan saat 01.00 sıralarında girerek hırsızlık suçunu işlediği anlaşıldığından, eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu ve bu suç için zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Hüküm tarihinde Samsun E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 30.03.2011 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Samsun'da işyerinden hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûm edilen sanığın süresinde yaptığı temyiz, harç yatırılmadığı gerekçesiyle ek kararla reddedilmiş; temyiz harcına ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edilip ek kararla ret kaldırılınca temyiz incelenmiştir.
Hukuki İlke: Temyiz harcının Anayasa Mahkemesince iptali, mahkemeye erişim hakkı ve AİHM adil yargılanma ölçütleri gereği iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin iç hukukta uygulanır; hüküm tarihinde cezaevinde bulunan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan yokluğunda mahkûmiyet, 196. maddeye aykırı savunma hakkı kısıtlamasıdır.
Uygulama Sonucu: BOZMA; mala zarar verme suçu zamanaşımından düşürüldü, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığı suçlarından ise savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükümler bozuldu.
Dava Strateji Notu: Harç eksikliği gerekçesiyle reddedilmiş eski temyizler, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dayanak gösterilerek yeniden gündeme getirilebilir; cezaevindeki müvekkile bağışık tutulma iradesinin sorulmaması ayrıca tek başına bozma sağlar.