İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/15163 Karar: 2025/1499 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/15163 K.2025/1499

2. Ceza Dairesi 2024/15163 E. , 2025/1499 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/243 E., 2016/279 K. I - Suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz isteminin incelenmesinde; İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2014/243 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararının

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/15163 E. , 2025/1499 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/243 E., 2016/279 K. I - Suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz isteminin incelenmesinde; İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2014/243 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararının

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/15163 E. , 2025/1499 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/243 E., 2016/279 K. I - Suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz isteminin incelenmesinde; İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2014/243 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne karşı 26.04.2016 tarihinde tefhim edilen hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal sürede temyiz edilmediği gibi, suça sürüklenen çocuğun 09.05.2016 tarihinde kendisine tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı Kanun'un 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 28.06.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin, aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II - O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık ...'ün temyiz istemlerinin incelenmesinde, Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: A. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Dosya kapsamında yer alan güvenlik kamera görüntülerine göre, eylemin olay gecesi saat 01.50 sıralarında gerçekleştirildiğinin ve dosya içerisinde bulunan nüfus kaydına, ayrıca UYAP’tan alınan nüfus kayıt örneğine göre, suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte 12 yaşını doldurup, 15 yaşını doldurmamış olduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143 ve 31/2. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunun cezasının üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-d ve 66/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık asli zamanaşımı süresinin, 26.04.2016 olan mahkûmiyet karar tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle Tebliğname'ye aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, B. Sanıklar hakkında kurulan hükümler yönünden, Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, Dosya kapsamında yer alan güvenlik kamera görüntülerine göre, eylemin olay gecesi saat 01.50 sıralarında gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayinleri, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık ...'ün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla