Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/15186 E. , 2026/10195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/406 E., 2022/90 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma I)Av....'ın temyiz talebinin incelenmesinde Sanığın 17.12.2019, 02.07.20 20... .07.2021 tarih
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/15186 E. , 2026/10195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/406 E., 2022/90 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma I)Av....'ın temyiz talebinin incelenmesinde Sanığın 17.12.2019, 02.07.20 20... .07.2021 tarihlerinde alınan savunmalarında müdafi istemediğini beyan ettiği gibi, 5271 sayılı Kanun'un 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı hâlde, sanığa daha önce barodan atanan müdafii Av. ... tarafından gerekçeli kararın tebliği üzerine hüküm temyiz edilmiş ise de, anılan müdafiinin sanık hakkında verilen kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yukarıda belirtilen gerekçe ile Mahkemece daha önce görevlendirilen ve temyize hakkı bulunmayan Av. ...'ın temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II)Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a. maddesinde belirtilen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 28.03.2010 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III)Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)Hırsızlık eyleminin gece vakti işlenmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 143.maddesi uyarınca artırım yapılırken suç tarihinin 28.03.2010 olması sebebiyle artırım oranının 1/3'ten fazla olamayacağı gözetilmeksizin sanık hakkında tayin olunan cezadan 1/2 oranında artırım yapılması, Kabule göre de; 2)Sanık hakkında Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 07.03.2019 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 13.01.2015 tarihli kararda; hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 326/son maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.