KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/15241 E., 2025/37 K.
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/1613 E., 2024/1927 K
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun reddi
- Tebliğname görüşü
- İade, bozma I-
Karar Detayı
322 kelime·2 dk okuma
Mala zarar verme suçuna ilişkin yapılan incelemede.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mala zarar verme suçuna ilişkin olarak 5271 sayılı CMK’nın 272/3-a maddesine göre istinaf yoluna başvurulamayacak olan kesin nitelikteki 2.000,00TL adli para cezası ile ilgili olarak verilen istinaf başvurusunun reddine dair kararına karşı aynı Kanun’un 279/1-b maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulabileceği, sanık müdafiinin mala zarar verme suçu ile ilgili kanun yolu başvurusu itiraz niteliğinde olup itirazın merciince incelenerek karara bağlanması gerektiği anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, II- Hırsızlık suçuna ilişkin yapılan incelemede ise.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediğinin sorulmadığı ve bu hususta bir karar alınmadığı, hüküm tarihinde Gaziantep Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olan sanığın duruşmada hazır edilmediği anlaşılmakla; sanığın hükmün açıklandığı 09.06.2023 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlandığının ve bu şekilde aynı Kanun’un 289/1-h maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık halinin gerçekleştiğinin gözetilmemesi,