İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/15504 Karar: 2024/21421 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/15504 K.2024/21421

2. Ceza Dairesi 2024/15504 E. , 2024/21421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/467 E., 2016/174 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanığın 29.08.2024 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz istemiyle birlikte eski hale getirme isteminde

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/15504 E. , 2024/21421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/467 E., 2016/174 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanığın 29.08.2024 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz istemiyle birlikte eski hale getirme isteminde

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/15504 E. , 2024/21421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/467 E., 2016/174 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanığın 29.08.2024 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz istemiyle birlikte eski hale getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinde, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 23. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda verilen kararın sanığın son bilinen adresine doğrudan "MERNİS adresi" ibaresi ile çıkarılması sebebiyle tebliğ işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması ve UYAP üzerinden yapılan incelemede sanığın, 12.02.2024 ve 29.04.2024 tarihli iki ayrı dilekçeyle bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla gerekçeli karar ve duruşma tutanaklarını talep etmişse de sanığa Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla 10.05.2024, 20.05.2024 ve 24.05.2024 tarihlerinde yapılan tebliğ belgesi içeriklerinden; Mahkemenin, gerekçeli kararı değil sadece duruşma tutanaklarını sanığa gönderdiğinin anlaşılması karşısında; anılan sebeplerle sanığın eski hale getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine yapılmış olan temyiz isteminin de süresinde olduğu belirlenmekle yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın hüküm tarihinde farklı yargı çevresi içerisinde bulunan ...Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 15.03.2016 tarihli duruşmada hazır edilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın yakalama kararı üzerine başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu yönden yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla