Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/15619 E. , 2025/2648 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/76 E., 2013/1222 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/15619 E. , 2025/2648 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/76 E., 2013/1222 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu (yokluğunda verilen kararın, sanığın bilinen son adresi ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine doğrudan “MERNİS adresi” ibaresi ile tebliğe çıkarıldığı ve bu tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 20. maddesine göre 16.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ancak Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek bu adrese tebliğ yapılmasının gerektiği gözetilmediği anlaşılmakla; 16.12.2013 tarihinde yapılan tebliğ işlemi geçersiz olduğundan, sanığın eski hale getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine yapmış olduğu 20.03.2024 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu), aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın şikâyetçiye ait inşaattan suça konu iskele demirlerini çalmaya teşebbüs etmesi biçimindeki eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca infaz bakımından sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.