Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/15787 E. , 2025/3789 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/17 E., 2014/217 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi g
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/15787 E. , 2025/3789 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/17 E., 2014/217 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu(7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/2. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için, daha önce aynı adrese Kanun'un gösterdiği usullere uygun bir tebligat yapılmış olması ve muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesinin gerektiği, aksi halde aynı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın ilk sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği adresine gönderildiği, tebliğ edilemeden tebligat evrakının mahkemeye iade edildiği, bunun üzerine mahkemece daha önce Kanun'un gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmamış adresine aynı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu, sanığın öğrenme üzerine verdiği 12.11.2015 tarihli dilekçesinde temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılmasına, eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre, mahkemenin 31.12.2015 tarihli ek kararının yok hükmünde bulunduğu belirlenerek ve sanığın öğrenme üzerine 12.11.2015 tarihinde hükmü temyiz ettiği ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir), aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılanın hesabından rızası dışında internet aracılığı ile 16.10.2006 saat 16.26'da 2.250,00 TL ve saat 18.36'da 420,00 TL olmak üzere toplamda 2.670,00 TL'nin hakkında beraat kararı verilen ...'ın hesabına havale edildiği olayda, hakkında beraat kararı verilen ...'ın savunmasında, banka kartını daha önceden tanıdığı sanık ...'nın istemesi üzerine kullanması için ona verdiğini, suçla alakasının olmadığını belirtmesine karşılık, sanık ...'ın tüm aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini savunması karşısında; suça konu paranın hesabına havale edildiği ...'ın suç atma niteliğindeki soyut beyanları ve kartını verdiği kişinin sanık ... olduğuna dayanan ve usûlsüz olan fotoğraf teşhisi dışında, sanığın hırsızlık suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeter nitelikte, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'den farklı gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.