İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/15940 Karar: 2024/18965 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/15940 K.2024/18965

2. Ceza Dairesi 2024/15940 E. , 2024/18965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/874 E., 2022/528 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma I. Konut Dokunulmazlığ

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/15940 E. , 2024/18965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/874 E., 2022/528 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma I. Konut Dokunulmazlığ

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/15940 E. , 2024/18965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/874 E., 2022/528 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma I. Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/874 Esas, 2022/528 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, mal zararını karşılamak istediğine, müştekinin tutarsızlığı nedeniyle uzlaşmanın uygulanamadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-İddianamede sanık hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinin uygulanmasının talep edildiği nazara alınarak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2-Duruşmada hazır bulunan sanıktan Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı diyecekleri ve son sözü sorulmadan hüküm kurularak, CMK'nın 216/3. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla