Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/16049 E. , 2024/21268 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMELERİ : İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesi- İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHLERİ : 24.05.2013-27.06.2019 SAYILARI : 2012/226 E., 2013/319 K.-2018/279 E., 2019/448 K. ŞİKÂYETÇİLER : ...- ... SU
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/16049 E. , 2024/21268 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMELERİ : İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesi- İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHLERİ : 24.05.2013-27.06.2019 SAYILARI : 2012/226 E., 2013/319 K.-2018/279 E., 2019/448 K. ŞİKÂYETÇİLER : ...- ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması SUÇLARIN TARİHİ : 01.12.2009- 02.10.2017 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61367 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2013 tarihli ve 2012/226 esas, 2013/319 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, tekerrüre esas alınan Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2009 tarihli ve 2009/433 esas, 2009/1093 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 11/05/2011 olduğu, İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2013 tarihli kararına konu suçun bu tarihten önce 01/12/2009 tarihinde işlenmesi sebebiyle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı, bu haliyle adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca bir mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2019 tarihli ve 2018/279 esas, 2019/448 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve tekerrüre esas kabul edilen Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2009 tarihli ve 2009/433 esas, 2009/1093 sayılı kararının suç tarihinin 12/04/2009, kesinleşme tarihinin 11/05/2011 olması, bununla birlikte İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2013 tarihli ve 2012/226 esas, 2013/319 sayılı kararında suç tarihinin 01/12/2009 olduğu, kesinleşme tarihinin 11/07/2013 olması karşısında, suç tarihinden sonra kesinleştiğinden tekerrüre esas alınamayacak olduğundan, sanığın dosya içerisinde mevcut adlî sicil kaydına göre İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesince Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/433 esas sayılı kararının birinci kez tekerrüre esas alınmaması gerektiği sabit olmakla; İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Sanık tarafından İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2013 tarihli kararına yönelik 21.11.2013 tarihli dilekçesiyle eski hâle iade istemiyle temyiz talebinde bulunulduğu, mahkemenin 09.12.2013 tarihli ek kararıyla eski hâle iade talebiyle temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu ek kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin evrakın dosya arasında bulunmadığı, ayrıca eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre dosyanın temyiz yoluyla Yargıtayca incelenmesi gerektiğinden inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3. İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2019 tarihli kararının sanığın yokluğunda verildiği, cezaevinde olan sanığa 01.10.2019 tarihinde tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğin usûlsüz olduğu tespit edilmiştir. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükümlerin, temyiz ve istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.