İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/16098 Karar: 2025/4843 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/16098 K.2025/4843

2. Ceza Dairesi 2024/16098 E. , 2025/4843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2124 E., 2022/2160 K. SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER :Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, ret 5

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/16098 E. , 2025/4843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2124 E., 2022/2160 K. SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER :Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, ret 5

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/16098 E. , 2025/4843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2124 E., 2022/2160 K. SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER :Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, ret 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 5. Çocuk Mahkemesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2015/493 Esas, 2018/751 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/1194 Esas, 2020/364 Karar sayılı kararı ile, sanığın "5237 sayılı TCK'nun 32/1 maddesi uyarınca suç tarihinde suça sürüklenen çocuk ...'un cezai sorumluğunu ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte psikolojik rahatsızlığının bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılıp doktor raporu alınmadan, aynı zamanda yargılama şartı olan akıl hastası olmama kuralına aykırı davranılarak eksik araştırma sonucu hakkında verilmiş başka mahkumiyet kararları bulunduğu şeklinde kanaate dayalı olarak rapor alınmaktan vazgeçilip yazılı şekilde hüküm kurulması, suça sürüklenen çocuklar ... soruşturma aşamasında Anadolu Cumhuriyet Savcılığında alınan 02.09.2015 tarihli hazırlık ifadesinde, eylemleri saat belirtmeksizin 31.08.2015 gecesi, devamında aynı gün Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusunda gündüz vakti gerçekleştirdiklerini, suça sürüklenen çocuk ... ise; suç saati konusunda her hangi bir açıklamada bulunmaması, katılanın müracaat tutanağında olaya ilişkin görgü tanığının bulunmadığını, ancak eylemlerin saat 21.00 ile 22.00 sularında meydana geldiğini belirtmiş olması, yine soruşturma aşamasında kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen 02.09.215 tarihli CD izleme tutanağında da kamera saatinin güncel olup olmadığının belirlenmemiş olması karşısında; eylem saati konusunda savunmalar arasındaki çelişki katılandan ne suretle eylemlerin saat 21:00 ila 22:00 sularında gerçekleştiğini tespit ettiği, kamera saatinin güncel olup olmadığı sorulup tespitlenmeden TCK 143. ve 116/4. maddeleri ile yazılı şekilde uygulama yoluna gidilmesi, mala zarar verme suçu yönünden de, suç tarihinde kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetleri bulunmayan suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK'nın 50/3. maddesi gereğince müsnet suçtan hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalarının aynı Kanun'un 50/1. maddesi gereğince adli para cezası ya da diğer tedbirlerden birine çevrilmesi zorunlu olduğunun gözetilmemesi, gerekçeleri ile 5271 sayılı CMK’nın 289/1-i, 280/1-d maddeleri gereğince hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/1194 Esas, 2020/364 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine İstanbul Anadolu 5. Çocuk Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2020/128 Esas, 2022/89 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla