Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/16058 E. , 2025/4756 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/86 E., 2015/898 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’u
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/16058 E. , 2025/4756 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/86 E., 2015/898 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Kayden 24.12.1998 doğumlu olup, suçun işlendiği 20.12.2014 tarihinde, 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan tayin olunan cezada, 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde fazla ceza tayini, 2. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca 53/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 3. Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarihli, 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda, suça sürüklenen çocuk ... ve atılı suçu birlikte işleyen temyiz dışı sanığın ve suça sürüklenen çocukların, şikayetçiye ait suça konu fındıkları sattıkları kişileri söyleyip soruşturma aşamasında iadesini sağladıkları, ancak fındıkları satın alan ... ... ve ... ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı araştırılıp, anılan şahısların iyi niyetli ya da kötü niyetli olup olmadıklarının belirlenmesi, sonucuna göre yukarıda belirtilen Ceza Genel Kurulu kararı doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve kovuşturma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, 4. Dosya kapsamında yer alan olay yeri inceleme tutanağına göre, suça konu fındıkların çalındığı yerin, depo olarak kullanılan bir yer olduğu, konut niteliğinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocuğun beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 5. Kabule göre de, Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.