Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/16449 E. , 2025/9058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/598 E., 2022/2221 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verile
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/16449 E. , 2025/9058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/598 E., 2022/2221 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiniin temyiz isteminin "Tanık ...’un mahkemede dinlenmediği, soruşturmada dinlenen bu tanığın sanığın eski nişanlısı olup aralarında husumet bulunduğu, sanığın zararı gidermek istediği, abisi ...’in beyanları alınmadan karar verildiği, eksik kovuşturma ile hüküm kurulduğu", Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin "İddianamede sevk maddeleri arasında yer verilmediği hâlde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 143. maddenin uygulandığı, sanığın zarar gideriminde bulunmak isteğini belirtmesine rağmen imkan tanınmadığı, sanığa atanan zorunlu müdafiinin ilk celseye katılıp beyanda bulunduğu hâlde aynı celse duruşma ara kararında ikinci kez zorunlu müdafi ataması yapılarak karışıklığa sebebiyet verildiği ve son celse sanık müdafii olmaksızın yargılamaya devam edildiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2017/362 Esas, 2019/459 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 05.10.2020 tarihli ve 2019/2594 Esas, 2020/1927 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kurulan hükmün "28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddelerii uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, müdafii bulundurulmadan, sanığın savunmasının alınarak aynı Kanun'un 188/1. maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu, bu durumun CMK'nın 289/1-e maddesinde öngörülen duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması şeklindeki kesin hukuka aykırılık halini oluşturduğu anlaşıldığından ve sanığın istinaf talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMK' nın 289/1-e ve 280/1-e maddeleri gereğince hükmün bozulmasına" karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 05.10.2020 tarihli ve 2019/2594 Esas, 2020/1927 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2020/1234 Esas, 2021/1024 Karar sayılı kararının yasal dayanaktan yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/598 Esas, 2022/2221 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.