KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/16614 E., 2025/16046 K.
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2010/394 E., 2011/178 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düşme
Karar Detayı
417 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 31.03.2011 günlü 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13. maddesiyle değiştirilen Harçlar Kanunu'nun (1) sayılı tarifesinin mahkeme harçları bölümünün “Temyiz, istinaf ve itiraz harçları” kısmındaki “Yargıtay ceza dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 TL temyiz harcı alınacağına” ilişkin (b) fıkrasının,
29.12.2011 gün ve 28157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 20.10.2011 tarih ve 2011/54-142 Esas-Karar sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten altı ay sonra (29.06.2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de.
Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiği anlaşılmakla.
14.04.2011 tarihli kararı yasal süre içerisinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin reddine dair 02.06.2011 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede. Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin mahallinde "şubat 2010" olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, şikâyetçiye ait iş yerine gelerek, konuşma bahanesi ile cep telefonunu alıp iş yerinden kaçması şeklinde meydana gelen olayda; yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 14.04.2011 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,