Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/16761 E. , 2025/2829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/541 E., 2022/714 K. SUÇ : Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuri
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/16761 E. , 2025/2829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/541 E., 2022/714 K. SUÇ : Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/113212 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Dosya kapsamına göre; olay günü müştekinin sahilde uyuyakaldıktan yarım saat sonra uyandığında yanında bulunan cep telefonunun olmadığını fark ettiğini iddia ettiği olay nedeniyle açılan kamu davasında sanık hakkında atılı suç nedeniyle yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, 5237 sayılı Kanun'un 160. maddesinde yer alan, ''Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Sanığın 21/09/2021 tarihli kolluk ifadesinde ve 08/08/2022 tarihli yazılı savunmasında, suça konu cep telefonuna takılan hattın kendi adına kayıtlı olduğunu ancak kendi kullanımında olmadığını, yaklaşık iki yıl önce aynı iş yerinde çalıştıkları açık kimlik bilgilerini bilmediği Azad isimli şahsa kullanması için bu hattı verdiğini beyan etmesi karşısında, suça konu cep telefonuna takılan GSM hattının gerçek kullanıcısının tespiti amacıyla Bilgi Teknolojileri İletişi Kurumuna müzekkere yazılarak hat üzerinde yapılan arama ve mesajlaşma kayıtları tespit edildikten sonra hattın gerçek kullanıcısının sanık olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanık hakkında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Kabule göre de; müştekinin 21/09/2021 tarihli kolluk ifadesinde, sahilde uyuyakaldıktan yarım saat sonra uyandığında yanında bulunan cep telefonunun olmadığını fark ettiğini beyan etmesi karşısında sanığın eyleminin, hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan 5237 sayılı Kanun’un 160/1. maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Şikâyetçinin, 20.09.2021 gecesi Kadıköy/Moda sahilinde uyuyakaldıktan yarım saat kadar sonra uyandığında, yanında bulunan cep telefonunun yerinde olmadığını belirterek karakola müracaatı üzerine yürütülen soruşturmada, anılan cep telefonuna hükümlünün üzerine kayıtlı 0552 578 41 42 numaralı hat takılarak kullanıldığının belirlendiği, dosya içerisinde bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun yazı içeriğine göre bahse konu cep telefonunun olay gecesi en son 04.02'de şikâyetçiye ait 0532 212 16 86 numaralı hat takılarak kullanılmış olduğunun ve bundan 6 saat kadar sonra ise ilk kullanımın hükümlünün üzerine kayıtlı 0552 578 41 42 numaralı hat takılarak yapıldığının tespit edildiği; hükümlünün, suça konu cep telefonuna takılan hattın kendi adına kayıtlı olduğunu ancak kendi kullanımında olmadığını, yaklaşık iki yıl önce aynı iş yerinde çalıştıkları açık kimlik bilgilerini bilmediği Azad isimli şahsa kullanması için bu hattı verdiğini, Azad isimli şahsın da kendisi gibi Türkmenistan uyruklu olduğunu ve bu şahısla bir buçuk yıl kadar İstanbul/Güngören'de bulunan Kalecenter AVM'deki Terra Pizza isimli iş yerinde birlikte çalıştıklarını savunduğu anlaşılmakla; oluşa ve dosya içeriğine göre, bahse konu cep telefonunun kaybedilmesi ya da hata sonucu ele geçirilmesi gibi bir durumun bulunmadığı da nazara alındığında, eylemin hırsızlık yahut suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturacağı ve bu hukukî nitelendirmenin yapılabilmesi için suça konu cep telefonuna takılan hattın gerçek kullanıcısının tespiti amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna müzekkere yazılarak hat üzerinde yapılan arama ve mesajlaşma kayıtları tespit edildikten sonra hattın gerçek kullanıcısının hükümlü olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi ve Azad isimli şahsın tespiti için kolluk araştırması yaptırılarak ve Azad isimli şahsın tespiti hâlinde beyanına da başvurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya da düşülerek yazılı şekilde hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 160/1. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/541 Esas, 2022/714 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.