KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/216 E., 2025/10650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/737 E., 2023/618 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle yapılan incelemede:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin,atılı suçun sübut bulmadığına, müşteki beyanlarında da açıkladığı üzere soruşturma aşamasında malların kendisine teslim edildiğine, sonradan dosyaya alınan ifadesinde de şikayetinin olmadığına, zararının giderildiğine ilişkin beyanları mevcut olduğuna, sanık yönünden yürütülen soruşturma ve kovuşturma ile toplanan delillerin sanık aleyhine değerlendirilmesi ve ihtimali kanaatle suçun işlendiğinin kabulüne gidilmesinin hukuka ve ceza yargılaması ilkelerine aykırılık teşkil ettiğine,
sanığın atılı suçlardan beraatini talep ettiklerine, mahkûmiyet kararı verilirken müdafii bulunduğu sanık hakkında takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinine gidildiğine, oysaki alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirecek hal mevcut olmadığına, diğer sanık hakkında ceza tayinine gidilirken alt sınırdan uzaklaşılmadığına, TCK 168/2 maddesi uygulanması halinin de mevcut olması karşısında alt sınırdan uzaklaşılması yerinde olmayıp, mahkeme gerekçesinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, salt kamera kayıtlarında müvekkilin görünüyor olmasının tek başına mahkûmiyetine yeterli olmayacağına,
atılı suçtan beraatine karar verilmesine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/216, K. 2025/10650, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama