İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/2446 Karar: 2026/6399 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/2446 K.2026/6399

2. Ceza Dairesi 2024/2446 E. , 2026/6399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1116 E., 2023/3473 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verile

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/2446 E. , 2026/6399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1116 E., 2023/3473 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verile

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/2446 E. , 2026/6399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1116 E., 2023/3473 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, suçun sübutuna yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yasal unsurların oluşmadığına, mevcut delillerin mahkûmiyete yeterli olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, yerel mahkeme ve istinaf kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.04.2015 tarihli ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır denilmiştir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91. maddesinde geçici koruma "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde hüküm altına alınmış, bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliği'nin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: ... no: 2014/6883 Dayandığı Kanunun Tarihi: ... no: 6458 Yayımlandığı Resmi Gazetenin Tarihi: ... no: 29153) 21. maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının, aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemeleri getirilmiş, 22. maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanun'un 121. maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik 17... tarih ve 29656 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Somut olayımızda ise; sanığın Suriye vatandaşı olduğu ve kendi beyanına göre kimlik bilgilerinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılması, bu aşamada Suriye'ye yönelik adli yardımlaşma taleplerine Dışişleri Bakanlığınca yapılacak bildirime kadar ara verilmesi karşısında, sanığın resmî kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemeyeceği sabit ise de; soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, oluşturularak dosya içerisine de konulacak parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile sanığın temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21... . maddeleri uyarınca sanığın Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliğinin bu şekilde belirlenmesinin mümkün olmaması halinde ise bu kez sanığın fotoğraflarının karara yapıştırılması ve alınan parmak izlerinin de karara eklenmesi suretiyle hükümlülüğüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Konya 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suriye vatandaşı olduğu belirtilen sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet kurulmuş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sanığın kimliği yalnızca kendi beyanına dayanılarak belirlenmiş, resmi kimlik tespitine yönelik araştırma yapılmamıştır. Yabancı uyruklu sanığın kimlik bilgilerinin usulünce saptanmadan hüküm kurulmasının hukuka uygunluğu tartışılmıştır.

Hukuki İlke: Üzerinde kimlik belgesi bulunmayan yabancı uyruklu sanık hakkında, nüfus ve adli sicil kayıtları yönünden hiçbir araştırma yapılmadan yalnızca beyan edilen kimliğe dayanılarak hüküm kurulamaz. Sanığın parmak izi ve fotoğraflarının Göç İdaresine gönderilerek 6458 sayılı Kanun kapsamında geçici koruma kaydı, yabancı kimlik numarası ve adres kayıtlarının araştırılması; bu yolla kimlik saptanamıyorsa fotoğraf ve parmak izinin karara eklenmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Kimlik tespitine ilişkin araştırma yapılmaması bozma nedeni sayılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Yabancı uyruklu, özellikle geçici koruma statüsündeki sanıkların dosyalarında kimlik tespitinin usulünce yapılıp yapılmadığı ilk kontrol edilmeli; Göç İdaresi kaydı, parmak izi ve fotoğraf eşleştirmesi eksikse bu, infazda ve kişi karışıklığında ciddi sorun doğuran güçlü bir bozma sebebidir. Savunma, kimlik belirsizliğini hem usuli hem esasa etkili bir itiraz olarak öne sürebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla