Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/2853 E. , 2026/6236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2515 E., 2023/2526 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üze
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/2853 E. , 2026/6236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2515 E., 2023/2526 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin; gerekçeden yoksun hüküm kurulduğuna, sanığın samimi beyanlarda bulunmasına rağmen lehe olan maddelerin uygulanmadığına, deliller tartışılmadan hüküm kurulduğuna, suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, sanığın adli sicil kaydının bulunmadığına, olay günü çok alkollü olduğuna, sanığın şikayetçi ile bir husumetinin bulunmadığına, sanığın kastının bulunmadığına ve karşı tarafın bir zararının bulunmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2016/158 Esas, 2019/501 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/466 Esas, 2020/26158 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan kurulan hükmün "...Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden yapılan araştırmada, hükmün verildiği 25/10/2019 tarihte ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu anlaşılan, kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan ve duruşmalardan vareste tutulma talebi de olmayan sanık ... hakkında hükmün açıklandığı 25/10/2019 tarihli son oturumda CMK'nın 193. ve 196. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla savunma hakkını kısıtlar şekilde hüküm kurulması suretiyle, CMK'nun 289/1-e maddesinde öngörülen ''duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması..." gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, bozma sebebinin hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı da gözetilerek yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/466 Esas, 2020/26158 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2022 tarihli 2021/160 Esas, 2022/236 sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.