İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/2876 Karar: 2025/2320 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/2876 K.2025/2320

2. Ceza Dairesi 2024/2876 E. , 2025/2320 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2023/324 E., 2023/491 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/2876 E. , 2025/2320 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2023/324 E., 2023/491 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/2876 E. , 2025/2320 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2023/324 E., 2023/491 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Kazanılmış hak gözetilerek sonuç ceza belirlenirken uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüş; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sadece suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilen 23.03.2016 tarihli kararda, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 141, 31/3,168/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca hükmolunan sonuç cezanın erteli 3 ay 10 gün olduğu, bozma ilâmı sonrasında yapılan kovuşturmada yeni hüküm kurulurken suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan maddeler uygulandıktan sonra sonuç ceza belirlenip, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek hükmolunan yeni cezanın 1 yıldan uzun süreli hapis cezası olması hâlinde önceki hükümde verilen 3 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi; 1 yıl veya daha az süreli hapis cezası olması halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği hâlde, uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlanarak ve kazanılmış hak kavramına yanlış anlam verilerek, önceki hükmün yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edildiğinden bahisle, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-c, 31/3, 168/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına hükmedildikten sonra kazanılmış hakkın gözetildiği belirtilerek cezanın 3 ay 10 gün hapis cezasına indirilmesi ve hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan cezanın 3 ay 10 gün hapis cezası karşılığı 2.000,00 TL adli para cezası olduğu ve infazın bu miktar üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle suça sürüklenen çocuğun 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına" cümlesinin çıkarılarak yerine “1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç cezanın 3 ay 10 gün hapis cezası karşılığı 2.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin yazılması, suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla