KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/3227 E., 2024/11947 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/909 E., 2023/574 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanıkların sonuç ceza olarak 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldıkları ve anılan hükümler aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, sanıklar hakkında 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 4 yıl 6 ay hapis cezaları üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı CMK’nın 307/5. maddesi gereğince 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan; hüküm fıkrasından " ...CMK m. 307/5 uyarınca aleyhe bozma yasağı kapsamında sanıkların neticeten ayrı ayrı 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına..." ibareleri çıkarılarak yerine "...
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/3227, K. 2024/11947, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama