KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/409 E., 2024/11752 K.·Kanun Yararına Bozma
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/64 E., 2023/80 K.
- Suç
- Hırsızlık
- İnceleme konusu kararlar
- Ceza verilmesine yer olmadığına ve tedbir
- Yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2023 tarihli ve KYB-2023/131880 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 2659 sayılı Adli Tıp Kanunu'nun "İhtisas Kurullarının Görevleri" başlıklı 16. maddesi ile "cezai ehliyet veya bunu kaldıran veya hafifleten sebepler ile hukuki ehliyetin tespiti hakkında bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmek" görev ve yetkisinin Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna verildiği, aynı Kanunun 18. maddesi ile Gözlem İhtisas Dairesinin görevinin, "mahkemeler ve hakimlerce gözleme tabi tutulmasına karar verilenleri gözleme tabi tutmak ve gözlem sonucunu bir raporla tespit etmek" olduğu hususunun düzenlendiği anlaşılmakla;
cezai ehliyetinin yerinde olmadığı iddia edilen sanığın, suçu işlediği sırada ve hâlen akli durumu ile cezai ehliyeti konusunda, Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, Gözlem İhtisas Dairesinde müşahadeye tabi tutulup, karar vermeye yetkili 4. İhtisas Kurulundan 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi yönünden rapor aldırılması, raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor aldırılarak,
sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, sanığın inceleme konusu 18/12/2018 tarihli eylemi bakımından cezai ehliyetinin tam olduğuna dair Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 28/02/2020 tarihli raporu bulunmasına rağmen, inceleme dışı 07/12/2018 tarihli eylemi için İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/3 esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama sırasında,
Gözlem İhtisas Dairesinden alınan 29/05/2019 tarihli raporda sanığın cezai ehliyetinin olmadığının belirtildiği ve suç tarihlerinin yakın olduğu gerekçesiyle sanığın cezai ehliyeti bulunmadığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dosya kapsamında, somut olaya ilişkin olarak sanığın cezaî ehliyetinin tespiti bakımından, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 28.02.2020 tarihli ve 1535 Karar sayılı mütalaasında, sanığın atılı suç bakımından cezaî ehliyetinin tam olduğunun belirtilmesine rağmen, sanık müdafii tarafından dosyaya ibraz edilen ve sanığın yargılandığı İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/3 Esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Kurulunun 29.05.2019 tarihli ve 617 Karar sayılı raporunda, sanığın 07.12.2018 tarihli başka bir hırsızlık eylemi yönünden cezai ehliyetinin olmadığının belirtildiği,
Mahkemece her iki dosyadaki suç tarihlerinin yakın olduğu, sanığın hastalığının bipolar kişilik bozukluğu hastalığı olduğu ve bu hastalığa sahip kişilerin ceza ehliyetinin bulunmadığından bahisle ceza verilmesine yer olmadığına kararı ile birlikte koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ise de.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca Adli Tıp Üst Kurulundan sanığın suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık fiilinin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınarak raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/409, K. 2024/11752, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama