KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/4116 E., 2025/1329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2694 E., 2020/555 K.
- Suçlar
- Hırsızlık, mala zarar verme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanıklar
- Tebliğname görüşü
- Ret, bozma
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
1. 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2018/232 Esas, 2019/64 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2019/615 Esas, 2019/647 Karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği,
ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun'un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek.
Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/218 Esas, 2019/565 Karar sayılı kararı ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2019/615 Esas, 2019/647 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, aynı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi,
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(h) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4116, K. 2025/1329, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama