İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/425 Karar: 2025/1484 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/425 K.2025/1484

2. Ceza Dairesi 2024/425 E. , 2025/1484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/123 E., 2017/79 K. SUÇLAR : Hırsızlık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma SUÇ TARİHLERİ : 20.06.2007, 23.06.2007, 29.08.2007 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adal

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/425 E. , 2025/1484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/123 E., 2017/79 K. SUÇLAR : Hırsızlık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma SUÇ TARİHLERİ : 20.06.2007, 23.06.2007, 29.08.2007 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adal

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/425 E. , 2025/1484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/123 E., 2017/79 K. SUÇLAR : Hırsızlık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma SUÇ TARİHLERİ : 20.06.2007, 23.06.2007, 29.08.2007 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/132484 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanığın 20/06/2007, 23/06/2007 ve 29/08/2007 tarihlerinde işlemiş olduğu nitelikli hırsızlık eylemine uyan suç için 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi ve suç işlemek amacıyla örgüte üye olmak suçu açısından en son suç tarihi olan 29/08/2007 tarihi nazara alındığında, eylemine uyan anılan Kanun'un 220/2. maddesi gereğince öngörülen cezaların türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2 maddeleri gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, Sanığın dosya kapsamında ilk sorgusunun Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/24 esas sayılı dosyasına kayden yapılan yargılama sırasında 14/12/2007 tarihinde alındığı, son sorgusunun ise 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 1. maddesi gereğince görevi sona eren İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin (C.M.K. 250. madde ile görevli) 2008/156 esas sayılı dosyası kapsamında 02/09/2008 tarihinde yapılarak zamanaşımı süresinin kesildiği, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin sorgu tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, bu tarihten sonra dava zamaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı, bu haliyle suç tarihleri 20/06/2007, 23/06/2007 ve 29/08/2007 olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 02/09/2008 tarihinden hüküm tarihi olan 28/03/2017 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçu ile suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan hükümler yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.11.2010 tarihli ve 2010/2-136 Esas, 2011/229 Karar sayılı kararında "01 Haziran 2005 tarihinden önceki Ceza Genel Kurulu kararlarında duraksamasız olarak kabul edildiği üzere; zamanaşımını kesen sorgu, görevsiz mahkemece usulüne uygun olarak yapılmış olan savunma alma işlemidir, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemece yapılan savunma alma işlemi ise bu anlamda sorgu değildir ve zamanaşımını kesmez. (Ceza Genel Kurulunun 25.06.1996/108-158, 02.02.1999/334-5 ve 25.09.2001/168-171 gün ve sayılı kararları) Bu konuda öğretide de aynı görüş hakimdir. (Dönmezer-Erman, Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku, C.3, s.266 vd.) Buna karşılık; 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CYY'nın 7. maddesinde, “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür" şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre; önceki durumun aksine, 01 Haziran 2005 tarihinden sonra yapılan işlemler açısından, “zamanaşımını kesen sorgunun, görevsiz mahkemece yapılan ifade alma işlemi” olduğunu söylemek mümkün değil ise de;" şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda zamanaşımını kesen sorgunun görevsiz mahkeme olan Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesince 14.12.2007 tarihinde yapılan ifade alma işlemi olmadığı, görevli mahkeme olan Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesince alınan savunma tarihleri itibarıyla zamanaşımının kesildiği ve buna göre dosya kapsamında, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca inceleme dışı sanık ...'ın Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesince 27.10.2009 tarihinde alınan savunmasının şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçu yönünden zamanaşımını kesen son işlem olduğu, yine inceleme dışı sanık ...'ın Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesince 08.08.2011 tarihinde alınan savunmasının ise suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçu yönünden zamanaşımını kesen son işlem olduğu anlaşılmakla; anılan savunma tarihleri itibarıyla kesilen 8 yıllık zamanaşımının tekrar işlemeye başlaması üzerine 28.03.2017 olan hüküm tarihine kadar zamanaşımının dolmadığı belirlendiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Şikâyetçiler ... ve ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden Şikâyetçilere karşı suç tarihlerinde gündüz vakti bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçu işleyen hükümlünün eylemlerine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan (aslî) zamanaşımının; hükümlünün sorgusunun yapıldığı 02.09.2008 tarihinden 28.03.2017 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu ve bu süre içerisinde zamanşımını kesen başka bir neden bulunmadığı gözetilmeden, hükümlü hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçu ile suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan hükümler yönünden kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının şikâyetçiler ... ve ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2017 tarihli ve 2014/123 Esas, 2017/79 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında şikâyetçiler ... ve ...'e yönelik hırsızlık suçundan açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, şikâyetçiler ... ve ...'e yönelik hırsızlık suçundan hükmolunan cezaların kaldırılmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla