İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/5019 Karar: 2024/13740 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/5019 K.2024/13740

2. Ceza Dairesi 2024/5019 E. , 2024/13740 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/413 D.İş ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Erteli cezanın aynen infazına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURA

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/5019 E. , 2024/13740 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/413 D.İş ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Erteli cezanın aynen infazına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURA

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/5019 E. , 2024/13740 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/413 D.İş ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Erteli cezanın aynen infazına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9559 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'u uyarınca öncelikle bilinen son adrese normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2010 tarihli kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince sanığın bildirdiği en son adrese tebliğe çıkartıldığı ve sanığın adresten "...Mah. ... adresine taşındığı ve "Muhatap... tevziat saatlerinde bulunmadığını kapalı olduğunu komşularının beyanından anlaşılmıştır. Bu yüzden ilgili evrak semt muhtarına imza karşılığında teslim edilerek..." şeklindeki kayıtlar ile 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırıltıktan sonra, evrak da ilgili muhtara bırakılmak suretiyle 21/12/2010 günü tebliğ edilip, beyanda bulunan ve haber bırakılan komşu ismi tespit edilmeksizin tebliğ işlemi tamamlanarak kesinleştirildiği, bu şekilde mahalle muhtarına teslim edilmek suretiyle yapılan tebligat geçerli sayılamayacağından, tebligat işleminin usulsüz olması nedeniyle sanığın anılan karardan haberdar olmadığı anlaşılmakla, Sanığın denetim süresi içerisinde 30/03/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hapis cezasının aynen infazına ilişkin anılan Mahkemenin 23/07/2014 tarihli ve 2009/1588 esas, 2010/1485 sayılı ek kararının 05/08/2014 tarihinde tebliğ edilmesiyle suretiyle sanığın anılan esas karardan bu tarih itibariyle haberdar olmasını takiben, 30/03/2012 tarihinde işlenen kasıtlı suçun henüz kesinleşmediğinin Küçükçekmece 38. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından bildirilmesi üzerine Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/2014 tarihli ve 2009/1588 esas sayılı yazısıyla anılan ek kararın işleme konulmadığı da gözetildiğinde, sanığın esas karardan 05/08/2014 tarihinde haberdar olduğu tarih itibariyle hükmün kesinleşmediği, anılan tarihten önce 06/01/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle ertelenen hapis cezasının aynen infazına kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2010 tarihli ve 2009/1588 Esas, 2010/1485 Karar sayılı karar ile, hükümlü ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, mahkûmiyet hükmünün 29.12.2010 tarihinde kesinleştiğinden ve hükümlünün denetim süresi içerisinde 30.03.2012 tarihinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle, 23.07.2014 tarihli ek karar ile, hapis cezasının aynen infazına dair karar verildiği, Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesince denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun henüz kesinleşmediğinin bildirilmesi üzerine, bahsedilen Mahkemece ek kararın işleme konulmadığı, bu kez hükümlünün 06.01.2012 tarihinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, Mahkemece 28.03.2017 tarihli hapis cezasının aynen infazına dair karar verildiği ve bu karara yönelik yapılan itirazın Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2017 tarihli ve 2017/413 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; Hükümlünün yokluğunda verilen 24.09.2010 tarihli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince sanığın bildirdiği en son adrese tebliğe çıkartıldığı, haber kağıdı kapıya yapıştırıldıktan sonra, evrak ilgili muhtara bırakılarak 21.12.2010 tarihinde tebliğ edilmiş ise de; beyanda bulunan ve haber bırakılan komşu ismi tespit edilmeksizin yapılan tebliğ işlemi usûle aykırı olmakla birlikte, hükümlünün tebliğ tarihinde cezaevinde olması nedeniyle de tebliğ işleminin usûlsüz olduğu ve mahkûmiyet kararının bu tebligata dayanılarak kesinleştirilemeyeceği, Mahkemenin erteli hapis cezası için belirlenen denetim süresi içerisinde hükümlünün yeniden suç işlediğinden bahisle 23.07.2014 tarihli ek karar ile, hükmün aynen infazına karar verdiği ve bu kararın 05.08.2014 de cezaevinde bizzat sanığa tebliğ edildiği ve bu şekilde hükümlünün 24.09.2010 tarihli asıl karardan 05.08.2014 tarihi itibariyle haberdar olduğu, bu tarihten önce 06.01.2012 tarihinde işlenen kasıtlı suç nedeniyle erteli aynen infazına kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2017 tarihli ve 2017/413 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla