Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/5409 E. , 2025/18708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/309 E., 2024/593 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/5409 E. , 2025/18708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/309 E., 2024/593 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, “suça sürüklenen çocuğun isnat edilen suçu işlemediğine, lehe değerlendirilmesi gereken delillere rağmen, hakkında beraat kararı yerine hatalı değerlendirme ile mahkumiyet kararı verildiğine”, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin ise "kazanılmış hak gereği netice cezanın 2 yıl 9 ay olarak belirlenmesi yerine 2 yıl 9 ay 10 gün olarak belirlenen netice cezanın 2 yıl 9 ay üzerinden infazına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2019/349 Esas, 2021/62 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanık tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 12.01.2022 tarihli ve 2021/1163 Esas, 2022/83 Karar sayılı kararı ile "Karar tarihinin 09/02/2021 olduğu halde, gerekçeli karar başlığına 10/02/2021 olarak yanlış yazılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan düşme kararı verilen sanık...hakkında yapılan uzlaştırma giderlerinin sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'e yüklenilmesinin hukuka aykırı olduğu, Uyap kayıtlarına göre... Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan temyiz dışı sanık ...'in duruşmadan vareste tutulma talebi ve bu yönde verilmiş bir karar olmamasına rağmen, hükmün tefhim edildiği celsede hazır edilmeyerek CMK'nın 193/1, 194/1. maddelerine aykırı hareket edildiği, bu durumun, CMK'nın 289/1-e maddesinde belirtilen " Cumhuriyet Savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" şeklindeki kesin hukuka aykırılık halini oluşturduğundan" bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, 4 No.'lu bozma sebebinin hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun'un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan "hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 12.01.2022 tarihli ve 2021/1163 Esas, 2022/83 Karar sayılı kararının, bu karar üzerine verilen Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2022/102 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, anılan sebeplere yönelik bozma kararı verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.