İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/6110 Karar: 2024/21218 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/6110 K.2024/21218

2. Ceza Dairesi 2024/6110 E. , 2024/21218 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/146 D.İş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİ : ... (Mehmet ve Nejla oğlu) SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itir

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/6110 E. , 2024/21218 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/146 D.İş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİ : ... (Mehmet ve Nejla oğlu) SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itir

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/6110 E. , 2024/21218 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/146 D.İş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİ : ... (Mehmet ve Nejla oğlu) SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31852 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, olay günü Mehmet oğlu Nejla'dan olma şüpheli ...'ın, kullandığı araç ile seyir halindeyken müşteki ...'in kullanmakta olduğu araç ile trafikte aralarında tartışma çıkması üzerine, tarafların araçları durdurmalarını müteakip, şüphelinin araçtan inerek eli ile müştekiye ait aracın ön camına vurmak suretiyle camı kırdığının iddia edildiği olayda, müştekinin şikâyetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, yüklenen suçun şüpheli tarafından işlendiğine dair somut delil elde edilemediği gerekçesiyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Şüphelinin 14/08/2021 tarihli kolluk ifadesinde müştekiye ait aracın ön camını kırdığına dair beyanda bulunmak suretiyle ikrarda bulunması ve inceleme dışı şüpheliler ..., ... ve Ömürlü oğlu, Hatice'den olma ...'ın alınan 14/08/2021 tarihli kolluk ifadelerinde müştekiye ait aracın camını şüphelinin kırdığını beyan etmiş olmaları karşısında, kolluk tarafından düzenlenen 13/08/2021 tarihli görgü ve tespit tutanağına göre bahse konu aracın ön camının kırıldığının tespit edilmiş olduğu da dikkate alınarak, şüpheli hakkında mala zarar verme suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu anlaşılmakla birlikte, yüklenen suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle, öncelikle dosyanın uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek, sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. İncelemeye konu olayda, olay günü şüpheli ...'ın ( Mehmet ve Nejla oğlu) kullandığı araç ile seyir halindeyken şikâyetçi ...'in kullanmakta olduğu aracı önüne doğru kırdığını düşünmesi üzerine, şikâyetçi ile şüphelinin araçlarını durdurmalarını müteakiben başlayan tartışma sonrasında şüphelinin eli ile şikâyetçinin aracının ön camına vurmak suretiyle camı kırdığının iddia edildiği olayda, atılı mala zarar verme suçunun şüpheli tarafından işlendiğine dair somut delil elde edilemediğinden bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüpheli ...'ın ( Mehmet ve Nejla oğlu) kolluk beyanında, şikâyetçinin el işareti yapmasına sinirlenerek şikâyetçinin aracının ön camına vurduğunu ve camın bu şekilde kırıldığı konusunda ifadede bulunduğu; 13.08.2021 tarihli Görgü ve Tespit Tutanağında, şikâyetçiye ait aracın sol ön şoför kapısının tamamen kırıldığının, ön camın sol üst tarafında çatlak olduğunun belirtildiği, şüpheli ile aynı araçta bulunan tanıklar ..., ... ve ...'ın ( Ömürlü ve Hatice oğlu) da aynı yönde beyanda bulundukları, Cumhuriyet Başsavcılığınca bahse konu eylemi gerçekleştiren kişi Mehmet ve Nejla oğlu ... olduğu hâlde, eylemi Ömürlü ve Hatice oğlu ...'ın gerçekleştirdiğinden bahisle, bu eylem bakımından Ömürlü ve Hatice oğlu ... hakkında kamu davasının açıldığı(UYAP üzerinden yapılan incelemede, dosyanın halen Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1022 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunun görüldüğü), tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, şüpheli hakkında mevcut delillerin mala zarar verme suçundan kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillere ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirmenin mahkemesince yapılması ve yukarıda bahsedilen Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1022 Esas sayılı dosyası ile incelemeye konu dosyanın mümkünse birleştirilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Kayseri 4. Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 11.01.2022 tarihli ve 2022/146 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla