İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/6382 Karar: 2025/114 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/6382 K.2025/114

2. Ceza Dairesi 2024/6382 E. , 2025/114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2003/21 E., 2005/49 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35729 say

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/6382 E. , 2025/114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2003/21 E., 2005/49 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35729 say

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/6382 E. , 2025/114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2003/21 E., 2005/49 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35729 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/162 esas, 2005/173 karar sayılı ile Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20/03/2023 tarihli ve 2023/1426 esas, 2023/1341 karar sayılı ilâmlarında yer aldığı üzere, lehe olan kanunun belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya sonraki kanun ile cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı doğmuşsa yargılamasının duruşma açılıp uyarlama yargılaması yapılarak karar verilmesi gerekmesi karşısında, mahkemesince sanık haberdar edilmeksizin duruşma açılmayarak sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Mahkemece sanığa isnat olunan eylemin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin daha lehe olduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/01/2006 tarihli ve 2005/16216 esas, 2006/124 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlık fiili yanında 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesine uyan geceleyin iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme ve aynı Kanun’un 151/1. maddesinde yer alan mala zarar verme suçlarını da oluşturacağının gözetilerek sonucuna göre, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde, 3-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61/4. maddesinde belirtilen “Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hâllerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.” hükmü ile aynı Kanun'un 61/5. maddesinde belirtilen “... belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.” hükümleri uyarınca sanık hakkında, nitelikli hırsızlık suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca temel cezanın belirlenmesini müteakip, önce malın değerinin az olması nedeniyle indirim hükümleri, ardından teşebbüs ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanun'un 61. maddesi kapsamında sıralama hatası yapılarak karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE - KARAR Sonradan yürürlüğe giren ve lehe hüküm içerebilecek kanunun 5237 sayılı Kanun olması ve mahkûmiyet hükmünün de 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş olması halinde, uyarlama yargılamasının özel düzenlemeyi içeren 5252 sayılı Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen usûle göre gerçekleştirileceği ve uyarlama yargılaması sonucunda verilen hükmün de temyiz kanun yoluna tâbi olacağı, Mahkemece gerekli kararda yasa yolunun temyiz değil itiraz olarak gösterildiği, bu nedenle 11.10.2005 tarihli ek kararın usûlüne uygun kesinleşmediği anlaşıldığından, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2005 sayılı ve 2003/21 Esas, 2005/49 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla