Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/6404 E. , 2024/13425 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/226 E., 2014/14 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/6404 E. , 2024/13425 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/226 E., 2014/14 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/36581 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanığın eylemine ilişkin suç vasfında yanılmanın sonraki hukuksal değerlendirmelerde kazanılmış hak sağlamayacağı gözetilerek yapılan incelemede, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 09/11/2015 tarihli ve 2014/16474 esas, 2015/20222 karar sayılı ilâmında yer alan, ''...şikayetçinin sokağa park ettiği motosikletinin çalınması eyleminin TCK'nın 142/1.e maddesinde düzenlenen adet veya tahsis gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı yasanın 141. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 03/05/2011 tarihli ve 2011/3311 soruşturma, 2011/2454 esas, 2011/715 sayılı iddianamesiyle basit hırsızlık suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de, söz konusu hırsızlık eyleminin bina içinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, sanığa yüklenen suçun suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinde düzenlenen herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçundan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayininde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2 maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,7201 sayılı Kanun'un 21/1 maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, 7201 sayılı Kanun'un 21/2 maddesine uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 maddeleri ile 7201 sayılı Kanun'un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2 maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21/2 maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın yokluğunda verilen hükmün MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi gereğince “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan tebligatın usûlsüz olduğu ve inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.