İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/6384 Karar: 2024/10027 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/6384 K.2024/10027

2. Ceza Dairesi 2024/6384 E. , 2024/10027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararı

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/6384 E. , 2024/10027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararı

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/6384 E. , 2024/10027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35784 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2017 tarihli ve 2017/7764 esas, 2017/7536 karar sayılı ilamında, "... sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair hüküm fıkrasının karardan çıkartılmasına dair anılan Mahkemenin 11/08/2017 tarihli ve aynı esas sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/09/2017 tarihli ve 2017/851 değişik iş sayılı kararının, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, hukuki değerden yoksun olduğu..." şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın değiştirilmesine dair Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2021 tarihli ek kararının ve anılan kararı müteakip tekerrür uygulamasında tereddüt oluştuğundan bahisle bir karar verilmesi talebi üzerine verilen ek kararların hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu düşünülerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenlemeye nazaran, tekerrüre esas alınan İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2019 tarihli ve 2018/909 esas, 2019/488 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 29/05/2019 olduğu, anılan kararın kesinleşme tarihinin inceleme konusu dosyadaki suç tarihi olan 20/03/2019 tarihinden sonra olduğu, anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, adli sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmaması karşısında, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/10/2021 tarihli ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilamında yer alan; çağdaş ceza adaletini tam manasıyla temin etmek, savunma hakkının daha etkin bir şekilde kullanımına imkân sağlamak bakımından aleyhte yorumda bulunmak için haklı ve gerektirici bir nedenin olmaması, Kanun’da aksi yönde bir düzenlemeye de yer verilmemesi karşısında, ceza adalet sistemimizde, bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerinin, aynı suç sayılacağı ilkesi de gözetildiğinde, aynı suç sayılan bir suçun nitelikli hâlinin ve benzer şekilde fiilin ağırlaştırıcı neden altında işlenen şeklinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde belirlenen ve zorunlu müdafi atanması için gerekli olan beş yıllık sürenin belirlenmesinde esas alınması gerektiğine yönelik karar verildiği nazara alındığında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2. maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçu için öngörülen cezanın alt sınırı beş yıl olup zorunlu müdafii görevlendirilmesinde suçun nitelikli hallerinin göz önünde bulundurulması gerektiği, somut olayda gece vakti işlendiği kabul edilen hırsızlık suçunun alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirdiği, bu nedenle zorunlu müdafii görevlendirilmeden yargılamaya devam olunarak hüküm kurulamayacağı, ayrıca hırsızlık suçu ile birlikte işlenen mala zarar verme suçunun da savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği cihetle, zorunlu müdafii görevlendirilmeden yargılamaya devam olunarak hüküm kurulamayacağının gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. (2) no'lu kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; II. GEREKÇE - KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.11.2016 tarihli ve 2016/950 Esas, 2016/436 Karar sayılı kararında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada şüpheli veya sanığa müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlandığından, şüpheli veya sanığa zorunlu müdafii görevlendirilmesinde temel cezanın gözetilmesi gerekli olup hapis cezasının belirli bir oranda artırılmasını öngören nitelikli hallerin dikkate alınmayacağı, kanun koyucunun iradesinin, alt sınırı beş yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, cezada belirli bir oranda artırım öngören nitelikli hallerin de bu madde kapsamında dikkate alınması gerektiği yönünde olması hâlinde, bu hususu açıkça düzenleyeceği belirtilmekte iken, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/2-35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca anılan nitelikli hırsızlık suçundan yapılan yargılamalarda sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği belirtilerek içtihat değişikliğine gidilmiştir. 15.06.1949 tarihli, 1948/4 Esas, 1949/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme kararında “tevhidi içtihat kararlarına dayanılarak daha önce müstekar bir surette tatbik olunan içtihatlar dairesinde muhkem kaziye teşkil etmiş olan kararlar hakkında karar tahsisi yoluna gidilemeyeceği” şeklinde yer alan hüküm uyarınca içtihat değişikliklerinin kesinleşmiş kararlarda geriye yürümeyeceği ilkesi nedeniyle sanık ...'ya zorunlu müdafi atanmaksızın yargılama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 15.02.2021 tarihli ve 2020/613 Esas, 2021/95 Karar sayılı karara yönelik (2) no’lu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, B. (1) no'lu kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; II. GEREKÇE Sanık hakkında 15.02.2021 tarihli kararı ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet kararları verilip dosyadan el çektikten sonra, 29.04.2021 tarihli mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin bölümün değiştirilmesine ve 30.04.2021 tarihli mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılmasına dair kararların hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde oldukları belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 20.03.2019 olduğu; tekerrüre esas alınan İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2019 tarihli ve 2018/909 Esas, 2019/488 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde satın alma veya bulundurma suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının ise, 29.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; tekerrüre esas alınan ilâmdaki mahkûmiyet, suç tarihinden sonra kesinleştiğinden anılan ilâmın 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacak olması ve sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas başka ilâmın da olmaması nedeniyle, sanık hakkında koşulları oluşmadığı hâlde, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) no'lu kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2021 tarihli ve 2020/613 Esas, 2021/95 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerden,“Sanığın İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/909 Esas, 2019/488 Karar sayılı ilâmı ile uyuşturucu madde kullanmak suçundan 2 yıl 1 ay mahkûmiyetinin bulunduğu ve atılı suçu tekerrür süresi içinde işlediği anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 58/6 maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına.” şeklindeki tekerrüre ilişkin kısımların ÇIKARILMASINA, hükümlerin diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla