İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/6090 Karar: 2024/18175 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/6090 K.2024/18175

2. Ceza Dairesi 2024/6090 E. , 2024/18175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/954 E., 2023/1214 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararı

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/6090 E. , 2024/18175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/954 E., 2023/1214 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararı

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/6090 E. , 2024/18175 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/954 E., 2023/1214 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31055 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/10/2021 tarihli ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilamında yer alan; çağdaş ceza adaletini tam manasıyla temin etmek, savunma hakkının daha etkin bir şekilde kullanımına imkân sağlamak bakımından aleyhte yorumda bulunmak için haklı ve gerektirici bir nedenin olmaması, Kanun’da aksi yönde bir düzenlemeye de yer verilmemesi karşısında, ceza adalet sistemimizde, bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerinin, aynı suç sayılacağı ilkesi de gözetildiğinde, aynı suç sayılan bir suçun nitelikli hâlinin ve benzer şekilde fiilin ağırlaştırıcı neden altında işlenen şeklinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde belirlenen ve zorunlu müdafi atanması için gerekli olan beş yıllık sürenin belirlenmesinde esas alınması gerektiğine yönelik karar verildiği nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 142/2. maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçu için öngörülen cezanın alt sınırı beş yıl olup zorunlu müdafii görevlendirilmesinde suçun nitelikli hallerinin göz önünde bulundurulması gerektiği, hırsızlık suçunun geceleyin işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, suçun alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirdiği, istinaf aşamasından sonra sanık müdafiinin görevinden ayrıldığı ve sanığın müdafiinin bulunmadığı cihetle, zorunlu müdafii görevlendirilmeden yargılamaya devam olunarak hüküm kurulamayacağının gözetilmemesinde, 2- Dosya kapsamına göre, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan, “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE-KARAR 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/1018 Esas, 2022/1349 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 14.06.2023 tarihli ve 2022/5154 Esas, 2023/3425 Karar sayılı kararı ile, duruşma açılmaksızın "sanığa iddianamede bahsedilmeyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma verilmemesi" gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasına yasal dayanağın bulunmadığı, bu nedenle Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2023 tarihli kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu ve Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli kararına yönelik istinaf istemine yönelik dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşıldığından, Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2023 tarihli ve 2023/954 Esas, 2023/1214 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla