Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/5988 E. , 2024/18296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/749 E., 2016/379 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/5988 E. , 2024/18296 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/749 E., 2016/379 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/749 Esas, 2016/379 Karar sayılı kararının hükümlü tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığın, hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 05.10.2020 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A. Mala Zarar Verme Suçu Yönünden 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE, B. Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçları Yönünden 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, hükümlünün yokluğunda verilen kararın, doğrudan adres kayıt sistemindeki adresinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan 01.07.2014 tarihli karar tebliği işlemi geçersiz ise de; hükümlünün ilk olarak 30.10.2019 ve 20.01.2020 tarihli dilekçeleri ile herhangi bir temyiz isteminde bulunmadan hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği, dolayısıyla yokluğunda verilen karardan en geç bu tarihlerde haberdar olan hükümlünün, kararı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 05.10.2020 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, hükümlünün süresinde olmayan temyiz istemi ile yerinde görülmeyen eski hale getirme isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.