KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/6626 E., 2024/12794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/510 E., 2016/50 K.
- Suçlar
- Kamu malına zarar verme, tehdit
- Hükümler
- Mahkûmiyet, düşme
- Tebliğname görüşü
- Ret, düşme
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Kamu malına zarar verme suçu yönünden katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören Bakanlığın, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan iade işlemi üzerine Bakanlık vekilinin 15.04.2021 tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ettiği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören Sağlık Bakanlığının kamu malına zarar verme suçu yönünden kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
I. Sağlık Bakanlığı Vekilinin Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Düşme Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında tehdit suçundan açılan davada suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan şikâyetçi Sağlık Bakanlığı vekilinin hükmü temyiz etme hakkı olmadığından; şikâyetçi Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanığın ve Katılan ... Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 02.02.2016 tarihli mahkûmiyet karar tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/6626, K. 2024/12794, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama