İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/6653 Karar: 2024/9291 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/6653 K.2024/9291

2. Ceza Dairesi 2024/6653 E. , 2024/9291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, yaralama, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İl

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/6653 E. , 2024/9291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, yaralama, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İl

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/6653 E. , 2024/9291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, yaralama, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanık hakkında yağma suçundan hüküm kurulması gerektiğine, kabule göre ise konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun uzlaşmaya ve basit yargılama usulüne tabi olduğunun gözetilmemesine ilişkin olduğu, sanık müdafiinin temyiz isteminin ise konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun şikâyete tabi olduğuna, şikâyetçinin şikâyeti olmamasına rağmen sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, şikâyetçinin sanığın konuta girmediğine ilişkin beyanlarına rağmen mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Şikâyetçi ...'un 07.04.2012 günü saat 20.15'te meydana gelip saat 20.16'da kolluğa yapılan ihbar sonrası saat 20.50'de kollukça alınan ifadesinde "..kapıyı açar açmaz...benim üzerime saldırdı ve boğazımı sıktı ve elimde bulunan cep telefonunu aldı ve parmağımda takılı bulunan yüzükleri zorla almak istedi ancak ben vermedim bu sırada ben yüksek sesle bağırarak kızım ...'i çağırdım..." şeklindeki beyanı, olay zamanı evde bulunan şikâyetçinin kızı ...'un kollukta saat 21.00'de sıcağı sıcağına " ...annemin sesini duydum ve hemen yanına gittiğimde kendisini tanıdığım aynı zamanda komşumuz olan ... isimli şahsı annemin boğazını sıktığını ve annemin de yerde olduğunu gördüm, hemen ...'ı ittirdim ve annemi kaldırdım..." şeklindeki anlatımı ve bu anlatımı teyit eden Asliye Ceza Mahkemesinde ve Ağır Ceza Mahkemesindeki " biz alt katta babaannem ... ile oturuyorduk, bağırma sesleri üzerine yukarıya çıktık, sanık Abdülmenaf annemin boğazını sıkmış, annemin elindeki yüzükleri çalmaya çalışıyor, annemin telefonunu da almış vermiyordu, sonra ben ve babaannem abdülmenafa müdehale ettik, sanığı annemin üzerinden aldık," ve "... benim annem olur, olay günü ben babaanem ile birlikte alt katta oturuyorduk, annem üst katta idi; birden annemin çığlıklarını duyduk, ve hemen yukarı kata çıktık, sanık annemin kolundaki bilezikleri ve yüzükleri almaya çalışıyordu, sanığın elinde demir vardı, ama kullanamadı ; Babaannemle ben annemi kurtardık, zaten hemen polisi aramıştık, polisler geldi, sanığı teslim ettik, çaldıklarını da geri aldık, annemin boynu falan morarmıştı," şeklindeki anlatımları, yine olay zamanı evde bulunan kolluk ifadesi bulunmayıp Asliye Ceza Mahkemesinde "Sanığın akşam vakti eve girdiğini gördüm. daha sonra sesini çıkartma seni öldürürüm dedi. Daha sonra eski gelinimi alıp gitmeye çalıştı. O anda boğazını falan sıktı. Ona zor kullandı. O sırada torunum polisi aradı sonra karokola gittik. Cebinden çıkan telefon eski gelinimin telefonu imiş" şeklinde anlatımı olan vefat ettiği için Ağır Ceza Mahkemesinde ifadesi alınamayan şikâyetçinin kayınvalidesinin beyanı, 07.04.2012 tarihinde saat 21.20 de düzenlenen Genel Adli Muayene Raporunda " boynunun üzerinde hematom mevcut, sol elin yüzük parmağında orta falanksta şişlik ve ağrı mevcut , boyunda ağrı var (yumuşak doku travması nedeniyle) sol elinde yüzük parmağında ağrı" şeklindeki tespitler karşısında; sanığın soyut ve başka delil ile teyit edilemeyen savunmalarına itibar edilerek yağma suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraat, düşme ve mahkûmiyet hükümleri kurulması, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine, 04.06.2024 gününde Daire üyesi Sayın ...'un beraat kararının onanması gerektiği düşüncesiyle karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sanığın gönül ilişkisi olan mağdurun evine gidip çıkan tartışmada İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kabul ettiği şekilde yere düşen cep telefonu alması ve geri vermemesi yağma suçunu oluşturmayıp, taraflar arasında tartışmada gizlice konuştukları telefonu alıp iade edilmesi hiçbir suçu oluşturmamaktadır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi hukuka uygun şekilde kararını vermiştir, mağdur ile sanık sonradan tekrar sevgili olarak hayatlarını sürdürmüştür. Yağmacıyla mağdurun sevgili olması normal şartlarda ilişkilendirilemez. Sanıkla mağdurun yaşadığı gizli ilişkiyi gizleme endişesiyle hareket ettikleri davada rol basittir. Yağma suçunun unsurları oluşmayacağından hukuka uygun İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının onanması yerine gece konutta yağma suçundan cezalandırılmasına bozma düşüncesine iştirak etmemekteyim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla