KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2024/6832 E., 2025/506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/1338 E., 2024/193 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma
I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, bilgisine başvurulan tanığın ifadesinin belirsizlik üzerine olduğuna, suçun sanık tarafından işlendiğinin belli olmadığına, sanığın beraati gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, suça konu diz üstü bilgisayarın satışında sanığın kimlik fotokopisinin kullanıldığına, diz üstü bilgisayarı satın aldığını beyan eden kişinin Mahkeme huzurunda sanığı tam anlamı ile teşhis edemediğine, kamera kayıtlarında sanığın tam olarak teşhis edilemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin 19.09.2024 tarihli dilekçesinin içeriğinde sanığın psikiyatrik rahatsızlıkları olduğunu belirttiği ve dilekçe ekinde Hacettepe Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine ait tedavi belgelerinin ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 02.04.2024 tarihli bu hususa ilişkin bozma kararının bulunduğunun anlaşılması karşısında.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, sanığın işlediği iddia olunan hırsızlık suçu için suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı ve azalmış ise bunun önemli derecede olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre, hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/6832, K. 2025/506, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama